Örnek Resim

Anasayfa > GÜNDEM > Halkın Hukuk Bürosu’ndan

Halkın Hukuk Bürosu’ndan
Son Güncellenme : 02 Kas 2014 17:04

Başbakan Davutoğlu: “Güvenlik tedbirlerini de arttıracağız. Motolof kokteyli ile bir yere yaklaşan ateşli silah kullanıyor muamelesi görecek.”

BU, POLİSE ÜSTÜ KAPALI KATLİAM EMİRLERİDİR!

AKP’nin 2007 yılında Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu (PVSK)’nun 16. maddesinde yaptığı değişiklik sonrası, polise, hiçbir uyarıya gerek olmaksızın, “duraksamaksızın” silahla ateş etme yetkisi verildi. Polise verilen bu yetki sonucu yasa değişikliğinin yapıldığı 2007 yılından bugüne kadar tespit edilebilen 170 kişi, polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.

PVSK’nın 16. maddesine göre polis görevini yaparken bir direnişle karşılaşırsa zor kullanabilir. Ancak zor kullanırken mutlaka ihtarda bulunmak durumundadır. Zor kullanımı sırasında hangi araçların kullanılabileceği ve bunun oranını polisin karşılaştığı direnişin ölçüsü belirler. Yine aynı kanun maddesinin son fıkrasına göre polis yalnızca bir halde duraksamaksızın ateş edebilir. Yasaya göre o hal, polisin silahlı saldırı teşebbüsüne maruz kalması halidir, ki polis ihtara gerek kalmaksızın, doğrudan doğruya silahla ateş edebilir.

PVSK’nın16. maddesinin son fıkrası şu şekildedir;

“ Polis, direnişi kırmak ya da yakalamak amacıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullanırken, kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs edilmesi halinde, silahla saldırıya teşebbüs eden kişiye karşı saldırı tehlikesini etkisiz kılacak ölçüde duraksamadan silahla ateş edebilir.”

Kobane eylemleri sonrası Cumhurbaşkanı, Başbabakan ve İçişleri Bakanı’nın ettiği sözlerin, polisin halka karşı daha fazla silah kullanması ve daha çok katliam yapması sonucunu doğuracağı açıktı. Çünkü bilinir ki, devletin silahlı güçleri siyasi iktidarın iradesine tabidir. Siyasi iktidar vur emri verdiyse polisin, askerin aksi türlü davranma gibi bir iradeleri olamaz. Nitekim verilen emirler sonrası en az 39 insan katledilmiştir.

Bugünlerde meclis gündeminde olan “iç güvenlik reform paketi” nde yer alan molotof kokteylinin saldırı silahı sayılması düzenlemesi, polisin, öldürdüğü insanlara rağmen hiçbir cezai yaptırımla karşılaşmaması içindir. Polis, asker vuracak, öldürecek ama ceza almayacaktır. Öldürecek ama bu öldürmeler hukuk sınırları içinde yapıldığı için yasal öldürme fiilleri, “yasal katliamlar” olacaktır. Ne de olsa hukuk örtüsüne sarıldı mı bütün eylemler kutsanıp arınmaktadır!

Yapılacak değişiklik, daha ziyade polise 2007 değişiklikleriyle verilmiş “duraksamaksızın silahla ateş etme” yetkisinin daha fazla kullanılması anlamına geliyor. Bu beyanlar ve yasa değişiklikleriyle pekiştirilecek “öldürme yetkisi”, polisin işleyeceği yeni cinayetler için bir işaret fişeği olma özelliği taşıyor. Polise yasanın verdiği yetkinin şu şekilde altı çiziliyor, belirginleştiriliyor.

TCK’nın 6. maddesinin f bendine, “molotof kokteyli” ibaresi ayrıca ve açıkça eklenip molotof kokteyli ateşli silahlar arasında sayılacak. Molotof kokteylinin “ateşli silah” sayılması halinde ise polis, doğrudan, ihtar etmeden, uyarı amaçlı ateş etmeye gerek görmeden yani “hiç duraksamadan”, molotof kullanan kişilere ateş edebilecek.

Tarih boyunca hiçbir halkın hak ve özgürlüklerini, sokaklara çıkmadan, hak talep etmeden, direnmeden, dişe diş can bedeli mücadele etmeden aldıkları, saldırı politikalarını bertaraf ettikleri görülmemiştir. Bundan sonra da görülmeyecektir. Sınıflar mücadelesinin doğası uzlaşmaz karşıtlıklarla dolu olmasıdır. AKP, yürürlüğe koyduğu ve koymayı planladığı yüzlerce halk düşmanı politikanın halk tarafından sessizlikle geçiştirilmeyeceğini hesap edebilmektedir. O nedenle bu kadar pervasız bir terör uygulamakta, halkı ölümlerle, sakatlıklarla korkutup sindirmeye, hareketsiz bırakmaya çalışmaktadır. AKP, halka karşı uygulayageldiği terör politikalarını hukuk sosuna bulayarak kabul ettirme amacındadır.

Davutoğlu’nun 24 Ekim 2014 tarihinde AKP’nin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında söylediği sözleri            şöyle: “Güvenlik tedbirlerini de arttıracağız. Molotof kokteyli ile bir yere yaklaşan ateşli silah kullanıyor muamelesi görecek… Toplumda terör havası yaratmaya kimse için izin vermeyeceğiz. Uyarıyorum! Şöyleydi, yaşı küçüktü falan denmesin. Maske takılarak toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılır mı? O görüntüsü ile suç işlemeye hazırlanıyordur. Biz de o suçu durdurmaya hazırız.”

Bebek katili Erdoğan’dan sonra Davutoğlu da bebek katilliğine soyunmuş.

Küçüktü falan denmesin katledeceğiz” diyor.

Kimse “terör, merör” demesin. Asıl terör budur. Bir ülkenin başbakanı açı açık polise katliam emri veriyor. Hem de çoluk çocuk demeden katledeceğiz diyor.

“Kimse molotofu eline almaya cesaret etmesin!” sözünü söylemiştir.

Bütün mesele, halkın hak arama mücadelesini engellemek, ses çıkarma cesaretini kırmaktır. Haksızlığa sessizce boyun eğdirmektir.

Bunu başaramayacaksınız. Bugüne kadar yapmadığınız iş değil çocuk katletmek. Katlettiğiniz her çocuğumuz Berkin Elvan gibi sizin korkulu rüyanız olacak. Yüzbinlerce Berkin olup karşınıza dikilecekler.

Halkın elinden molotofları alamayacaksınız. Molotof zalim iktidarlara karşı halkın direniş silahıdır.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.