Örnek Resim

Anasayfa > EMEKÇİLERDEN > Suçlu Yine Başkası, AKP Sütten Çıkmış Ak Kaşık mı?

Suçlu Yine Başkası, AKP Sütten Çıkmış Ak Kaşık mı?
Son Güncellenme : 09 Kas 2014 22:42

İŞÇİ KATİLİ AKP’DEN HESAP SORACAĞIZ!

Hep biz ölüyoruz.

Hep işçiler ölüyor.

Artık işçi ölümleri birer-ikişer olmaktan çıktı toplu ölümlere dönüştü. Vahşi kapitalizm denen şey budur. Daha fazla kar etmek için işlemeyeceği cinayet yoktur. Katliamlar devam ediyor çünkü katillerin koruyucusu bizzat AKP’dir.

İşçi ölümleri ve bunun nasıl önleneceği ülkemizin değişmez gündemlerinden biri haline geldi. Geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada Çalışma Bakanı Faruk Çelik, patronlara, kan parası verdiği için övgüler yağdırdı. Soruyoruz bu anlayış iş cinayetlerini önleyebilir mi?

Bakın son 1 haftanın ölümlerine, daha cesetlerimize ulaşılmadan, daha kanımız kurumadan yeni ölümler yaşanıyor. Madende, inşaatlarda, yollarda ölüyoruz onar yüzer…

Karaman’ın Ermenek’te Has Şekerler Madencilik Limited Şirketi’ne ait linyit kömür ocağında 18 işçi yerin 350 metre altında mahsur. İşçilerden umut kesildi.

Ermenek’te cesetler çıkartılmadan 31 Ekim günü Isparta Yalvaç’ta meydana gelen trafik kazasında 18 mevsimlik işçi hayatını kaybetti. Aracın freninin patlamasına aşırı yolcu almasının neden olduğu belirtiliyor.

Ermenek’teki madenciler kurtarılmayı beklerken Ereğli Hema Madencilik’in maden ocağında göçükte kalan 2 Çinli işçi öldü. Zonguldak’ta ise boş vagonun çarptığı bir maden işçisi hayatını kaybetti.

3 Kasım tarihinde Kayseri’nin Bünyan ilçesinde tarım işçilerini taşıyan kamyonet kaza yaptı. 2 tarım işçisi öldü.

İş cinayetlerinde dünyada ilk sırada olan Türkiye’de işçiler ölmeye yolda başlıyor. Bu yılın ilk 9 ayında bin 414 işçi iş cinayetlerinde ölürken 289 işçi ise işe giderken ya da işten dönerken trafik kazalarında öldüler.

Soygun, Sömürü, Güvencesizlik Arttıkça Ölümlerimiz de Toplu Ölümlere Dönüştü

Soma’daki madende 301 ölü, Torun Center inşaatında düşen asansörde 10 ölü. Ermenek’teki kömür madeninde suyun altında kalan 18 işçi. Isparta Yalvaç’ta tarım işçilerini taşıyan midibüsün kaza yapması sonucu 18 ölü…

2014’ün ilk 9 ayında 1414 kişi iş cinayetlerinde can verdi. Ölümlü “iş kazaları” açısından 2014 yılı en fazla can kaybının yaşandığı yıl olmaya yakın.

Neden bu ölümler?

Denetimsizlik, iş cinayetlerinde en önemli faktörlerden. İş cinayetlerinin artmasına karşın “denetimler son 10 yılda yüzde 70 azaldı. 2005 yılında 27 bin teftiş yapılırken bu rakam 2013’te 8 bine geriledi.” Kaçak işçilik, taşeronlaşma iş güvenliği tedbirlerini ortadan kaldırırken ölümleri çoğaltıyor.

Denetimi sağlayacak olan kim?

İktidardır, devlettir. Bugün devletin tepesinde oturan AKP’dir. Sözde yeni yasal düzenlemeler yapıldı. Müfettiş azlığından kaynaklı denetim işi “iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına” havale edildi. Ve bunların maaşları da patronlara ödettiriliyor. Kâğıt üstünde denetim mekanizması varmış gibi gözükse de uygulamada yok. Bakın iş cinayetlerinin yaşandığı yerlere. Hepsinde denetim yapıldığı söyleniyor.

Açık ki iş sağlığı ve güvenliği uzmanları AKP’nin iş cinayetlerinin sorumluluğunu üzerinden atmasının basit aracı olmanın ötesinde bir anlam taşımıyor.

Denetim yapmıyorlar. Çünkü denetim demek önlem demektir. Önlem demek maliyetin yükselmesi karın azalması demektir. Karın azalmasını istemiyorlar, ölümlerimizi istiyorlar.

Bu düzen sömürü düzeni olduğu için, bu düzen zulüm düzenine dönüşüyor. Madenler, yer altı, yer üstü zenginliklerimiz emperyalist tekellere peşkeş çekildi. Bu yağma ve talan özellikle 12 yıllık AKP iktidarı döneminde en üst noktaya ulaştı. AKP iktidarı elbette sadece emperyalist tekellere çalışmadı, kendisi de bundan fazlaca yararlanmış oldu. Emperyalist tekeller, tekelci patronlar, AKP yanlısı patronlar kar hırsı ile sömürüyü arttırdılar.

Cinayet gerçeği aşırı kar hırsının, sömürü düzeninin ve bu düzenin sahibi emperyalist ve yerli tekellerin, AKP iktidarının cinayetlerimizin baş sorumlusu olduğunu ortaya koyuyor.

Patrona Kar, Teşvik İşçiye Katliam, Demagoji

Ermenek’teki kömür madenindeki katliam sonrası cumhurbaşkanından başbakanına, bakanlarına AKP’liler madene akın ettiler. Seferber oldular. Ancak seferberliklerinin amacı işçilerin acılarını paylaşmak, can kaybını önlemek değildi.

Ermenek, Isparta’da, Zonguldak’ta Bartın’da ölümlerimizin ardından söylediklerine bakın. Katillerimizi görürsünüz.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan:

-“İşçilerin kurtarılmaları için devletin tüm imkanlarının seferber edilmiştir.”

-“Soma’da yaşanan facianın ardından madenciler lehine getirilen düzenlemeleri hazmedemeyen işverenler var. Bunun bazı sıkıntılar doğuracağı belliydi.”

Başbakan A. Davutoğlu:

-“İhmal varsa sorumlulardan hesap sorulacak”.

-“Bütün işçilerime seslenmek istiyorum. ‘Neden şikayet etmediniz’ dedim Ermenek’e gittiğimde. Şimdi yeni bir uygulama başlatmayı düşünüyoruz iş kazaları ile ilgili. Hiçbir yerde size angarya muamelesi yapılamaz. Bildirin ki bu tür teşebbüslere kalkışanlara gereken yapılsın. Herhangi bir işyerinde işçinin hakkı ihlal edilmişse doğrudan şikayet edecekleri bir hat oluşturacağız. Anında o işyerini kapatırız.”

-“Maden ocağı denetçilerinin maden patronlarıyla içtikleri çay bile haramdır.”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız:

-“Bu bir sel gibi, bir deprem gibi bir şey olsa, doğal afettir derdik. Kimse kusura bakmasın, bu doğal afet değildir. Suçlu kim, sorumluluk kimde, buna karar verecek yargıdır.”

Çalışma Bakanı Faruk Çelik:

“Herhangi bir yerde bir kaza meydana gelmiş ve orada hukuki hakların dışında eğer vicdanlar dile geliyor yetime sahip çıkılıyor, dula sahip çıkılıyor ailelere sahip çıkılma gayreti varsa bu iyi bir durum –kan parası iyidir diyor bn. Bunun olması gereken bir şey olduğu inancı içerisindeyiz.”

Bakın şu açıklamalarına: Biri katlettiği işçileri parayla satın almaya çalışan patronları övüyor. Diğeri sorumlu kendi değilmiş gibi, iktidar kendi elinde değilmiş gibi işçiye sorununa sahip çık diyor. Başka biri sanki bu iş cinayetleri ilk kez oluyormuş gibi tüm önlemleri alacağız, sorumlular hesap verecek diyor.

Yalandır Söyledikleri Döktükleri Timsah Gözyaşı İçtikleri İşçilerin Kanıdır

Cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanları ile AKP’liler nasıl da seferber olmuşlar. Hepsinin dilinde “suçlular hesap verecek” söylemleri.

Başbakanlığı döneminde madenlerle ilgili tek yetkili, yetki doğrudan başbakanlığa aitti. Yani Tayyip Erdoğan’a aitti. Madencilik faaliyetlerine ilişkin tüm bilgileri toplayan ve tüm izinleri veren bizzat Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’dır. Çalışma Bakanı F. Çelik neredeyse yıllardır o koltukta. İşçilerin kanı üzerinde utanmadan oturmaya devam ediyor.

Tayyip, Davutoğlu, Çelik, Yıldız… YALAN SÖYLÜYORSUNUZ! İşçiyi aptal yerine koymayın. Siz her şeyi çok iyi biliyorsunuz. Hırsızlığı, soymayı, katletmeyi, vatanı satmayı… Siz bu işin ustasısınız. Devleti yöneten sizsiniz. Önlemi alacak olan da siz değil misiniz? Sorumluluğu üzerinizden atamazsınız, işçiye yükleyemezsiniz. Birinci dereceden suçlu sizsiniz.

Ölümler olmadan önce yokturlar. Ölümler olunca da koşa koşa giderler; suçlarını gizlemektir yaptıkları, suçun üzerini örtmektir, halkın tepkisini yatıştırmaktır amaç…

Hemen hepsi adeta çıkarma yaparlar. Seferber olurlar. Ne için ne zaman? Ölümlerimiz olduğunda. Öfkemiz arttığında. Yeter artık bu ölümler dediğimizde.

Cumhurbaşkanı ve başbakan Ermenek’teki madene gelerek incelemelerde bulundular. Halkın ve işçilerin başbakan ve cumhurbaşkanından uzak tutulduğu dikkat çekti. Halkın tepkisinden korkuyorlar. Soma’da yaşadıklarını yaşamak istemiyorlar.

Ermenek’te 18 işçinin madende mahsur kaldığı bölgede gazetecilerin çalışmaları engelleniyor. Madenci ailelerinin gazete ve TV kanallarıyla görüşmemeleri için geniş güvenlik önlemleri alındı. Gerçekleri duymayın, görmeyin, yazmayın diyorlar.

Dayanışma için Ermenek’e gelen Devrimci İşçi Hareketi’nin de olduğu Halk Cepheliler Valilik kararıyla Karaman’a sokulmadılar, girişler engellendi.

Bu ay maaş alamadıkları için Soma’dan Ankara’ya yürümek üzere yola çıkan ancak Karaman’da meydana gelen maden kazası sebebiyle Ermenek’e gitmek isteyen madencilerin bulunduğu otobüsler, Uşak’ta polis tarafından durduruldu.

Dayanışmada bulunmayın, acıları paylaşmayın, tepki göstermeyin diyorlar.

Uzun süredir umutla haber bekleyen vatandaşlar, ocağa gelerek maden girişinde toplandı. Polisler ve jandarma da buraya gelen ailelere müdahale etti. Toplanmayın, hiçbir şey olmamış gibi davranın diyorlar.

Öldüğümüzle kalmayacağız. Adalet yoksa, önlem yoksa, hukuk yoksa, hak yoksa SORULACAK HESABIMIZ OLACAK.

 


 

Katliamlarınızı Bir Bir Suratınıza  Vuracağız! Asla Unutmayacağız!

Torunlar Center’de çalışan 10 işçi, inşaat asansöründen yere çakılarak öldü. Yaşanan katliamın sorumlusu Torunlar Center sahipleri aklandı. Adalet ancak halkın eliyle sağlanabilir. Bu bilinçle hareket eden devrimci işçiler, patronların yargı tarafından aklanmasını cevapsız bırakmıyor. 28 Ekim’de İstanbul’da, işçilerin kullandığı ve fabrikaların yoğun olduğu Hadımköy yolu üzerindeki bir üst geçide “Torunlar İnşaatta Katleden Patronlar ve Devlettir. Hesabını Soracağız” pankartı astı.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.