Örnek Resim

Anasayfa > GÜNDEM > Günümüzü Aydınlatan Tarihimizden Öğreniyoruz

Günümüzü Aydınlatan Tarihimizden Öğreniyoruz
Son Güncellenme : 21 Ara 2014 15:29

ABDİ İPEKÇİ PARKI DİRENİŞİ ELİN ALTI

Ankara’yı bilir misiniz? Gidip görmeyeniniz var mı? O zaman hazırlanın sizleri Ankara’ya bekliyoruz, “elin altına.” Burası Sıhhiye Meydanı, eskiden burada meydan diyeceğin bir alan vardı. “Meydan’’ adı kaldı ama kendisinden eser kalmadı. Kesildi biçildi böylece o koca meydandan geriye işte bu park kaldı. Sıhhiye denilmesinin nedeni Hacettepe ve Ankara gibi iki büyük tıp fakültesi ile yine Türkiye’nin en büyük hastanelerinden Numune Hastanesi’nin birbirlerine yakın yerlerde olması. Hastanelerin altında sıhhiye köprüsü, demiryolu ile ayrılır ve orada bir park var. Sıhhiye Parkı daha sonra devletin kontra elemanı Mehmet Ali Ağca tarafından katledilen Milliyet Gazetesi Başyazarı Abdi İpekçi’nin adını aldı.

Yaşadığımız mekanlar tarihe tanıklık ederler. Abdi İpekçi Parkı 2003 yılında Büyük Direnişe tanıklık etti. 2003 yılı Ekim ayından 2007 Ocak ayına kadar TAYAD’lı ailelelerin direniş mevzisi oldu. Dört mevsim yaz-kış, gece- gündüz tam tamına 3 yıl, 4 ay, 2 hafta, bir gün, toplam 1230 gün süren bir irade savaşı…

Ankara’yı bilenler bilir: Bu irade savaşı sadece faşizme, tecrite karşı bir irade savaşı değildir, her mevsimi ayrı zordur Ankara’nın. Kasım’ın 15’inde başlar dondurucu soğuklar. Baharda yağmur çiselemez, kurşun gibi yağar, yazın sıcağı Ankara’ya hastır: yakar kavurur… 1230 gün boyunca doğanın zorlu koşullarına karşı da bir irade savaşı verilmiştir. Ülkemizde ve dünyada direniş örnekleri içinde bir ilk yaratıldı.

TAYAD’lı aileler bir parkı nasıl direniş mevzisine getirdiklerine gelince, onlar, önce evlatlarını sahiplenen sonra da evlatlarının davalarını sahiplenen ailelerdi.

19-22 Aralık 2000….

Bu dünya nasıl Hitler’in katliamlarını unutmuyorsa, 19-22 Aralık 2000’de altı kadını diri diri yakan, yirmi sekiz devrimci tutsağı katleden katil devletin yaptıklarını da unutmayacak. Devlet hapishanelerde Avrupa patentli tecrit ve tredman politikalarını hayata geçirmek için F tipi hapishaneler yaptı. Buna karşı hapishanelerde açlık grevi ve ölüm orucu başlatıldı. 19-22 Aralık 2000’de savaşa gider gibi sayıca binlerce asker, binlerce çeşit silahla dört duvar arasında tutsaklara saldırmıştı fakat istediğini bulamadı, tek bir Cepheli tutsağı teslim alamadı.

Tam yedi yıl sürdü. İçeride tutsaklar, dışarıda başta TAYAD’lı ailelerin başlattığı eylemler sonucu tecrit politikası boşa çıkarıldı. Dünyada pek çok ilkler bu direniş boyunca yaratıldı. Abdi İpekçi Parkı direniş mevzisi de bunlardan yalnızca bir tanesidir.

TAYAD’lı ailelerin evlatlarının sesini duyurmak, tecritin kaldırılması talebiyle Abdi İpekçi Parkı’nda üç günlük çadır kurma isteğini valilik reddetti. Bunun üzerine oturma eylemi üç günlük yerine 1230 gün devam etti.

Direniş içinde bir direniş başladı. Demokratik hakkını kullanmak için bir hafta, günde en az dört beş kez aileler saldırıya uğradı. Gözaltılar, işkenceler, kırılan kemikler, Ankara’nın ayazı, baskı ve zulüm kar etmedi. İçeriden özgür tutsaklar, dışarıda TAYAD’lı aileler için bir park direniş mevzisine böyle dönüştü. Sabrın ve kararlılığın gücünü, tutsakların sesini duymayan kalmadı. Öyle ki hapishanelerden, yurt dışından postacılar mektup taşımaya başladı, dedik ya burası bir direniş parkı oldu.

Üç yıl boyunca civarda bulunan esnaflar, her hafta kurulan pazara gelip gidenler, günlük işine, okuluna giden memurun, öğrencinin basının ilgisini çeken bir yer haline geldi.

Yine “Elin altında’’ devrimciliğe ilk adımını atanlar oldu. Devletin devrimcilere karşı “terörist’’ söylemi burada onlarca, yüzlerce insanla ilişkiye geçilerek boşa çıkarıldı. Yıllarca MHP’ye oy vermiş bir işçi sırf işyerindeki arkadaşının ısrarıyla TAYAD’lı ailelerle tanışmış ve devrimcilerin neden içerde olduklarını anlamış. Direniş boyunca maddi, manevi desteğini sunmakla birlikte “ben devrimcileri bilmezdim, bu vatanın gerçek sahipleri sizlersiniz’’ demesi gibi… Daha nice düşüncelerin yanlışlığı, devrimcilere karşı örgütlenen kimseler gördükleri devrimciler karşısında kendileriyle hesaplaşmaya tutuşuyordu… “ben sizi böyle bilmezdim’’ itirafları boşuna değildi. Emekliye ayrılmış ablalarımız şöyle gönüllerince gezmek, dinlenmek yerine beyaz tülbent, alnına kızıl bandı kuşanıp direnişin bir parçası oldular. O her biri cihan parçası annelerimizin, babalarımızın, kardeşlerimizin emektarlıklarını nasıl anlatmalı, dostlarımızın gecelerini- gündüzlerini mevsimleri önüne katıp direnişi zafere ulaştırana kadar devrimcileri sahiplendiler. Bugün direniş içinde büyüyen çocuklar var, bugünün Dev-Genç’lileri. Artık orası dostların uğrak yeri, acıların, sevinçlerin paylaşıldığı “elin altına gel’’, “TAYAD’lıların oturduğu yere” diye tarif edilen adres, halkın büyük bir kesiminin TAYAD’lı ailelere hak gördüğü bir park oldu. Direniş parkı oldu.

19 Aralık Katliamı’ndan sonra kimsenin dışarıya çıkamadığı, en somut talepleri için bile eylem yapamadığı bir dönemde Abdi İpekçi Parkı, eylem yapmak isteyenlerin kendilerini meşru gördükleri yer oldu.

TAYAD’lılar nasıl aylarca direniş yapıyorlarsa biz de gidip Abdi İpekçi Parkı’nda sesimizi duyuralım dediler… Türbanlısından, emeklisine, memurlarından ataması yapılmayan öğretmenlerine kadar 19 Aralık Katliamı’nın suskunluğunu, sinmişliğini Abdi İpekçi Parkı’nda eylemler yaparak üzerlerinden attılar.

TAYAD’ın 1230 gün direnişinden öğrendiklerimiz ise, meşruluk bilinci mücadelede sınır tanımıyor, kararlılık ve inancın peşinden gitmek, zafer ancak böyle kazanılabiliyor. O “elin altı” TAYAD’lı ailelerle bütünleşti, şimdi umudu anlatır. Örgütlenenin yeri mekanı yok. Birleşmenin yeri mekanı yok. Abdi İpekçi Parkı Büyük Direnişi, bir ilki anlatır.

3 Yıl, 4 Ay, 2 Hafta, 1 Gün,

Toplam 1230 Gün Süren

Bir irade Savaşı…

Ankara’yı bilenler bilir: Bu irade savaşı sadece faşizme, tecrite karşı bir irade savaşı değildir, her mevsimi ayrı zordur Ankara’nın. Kasım’ın 15’inde başlar dondurcu soğuklar. Baharda yağmur çiselemez kurşun gibi yağar, yazın sıcağı Ankara’ya hastır: yakar kavurur… 1230 gün boyunca doğanın zorlu koşullarına karşı da bir irade savaşı verilmiştir.

Bu direniş hakkında daha geniş bilgiyi “ELİN ALTI” kitabından öğrenebilirsiniz…

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.