Örnek Resim

Anasayfa > GÜNDEM > Hayatın Öğrettikleri

Hayatın Öğrettikleri
Son Güncellenme : 28 Ara 2014 23:14

Biz Uzak Durdukça Uyuşturucu çeteleri  Sarıyor Çocuklarımızın Çevresini

Lise önüne bildiri dağıtmaya gidiyoruz. İçimizde hem heyecan hem de bir çekingenlik var. İlk kez böyle bir şey yapacağız. Liselilerin önünde mühendislerin kitle çalışması yapması “Ne alaka”, düşüncesi de hala tam olarak aşılmış değil kafamızda. Halkın Mühendis Mimarları olarak liselilerle nasıl bir bağ kuracağız? Pek çok soru işareti var ama “mutlaka yapılmalı” fikri galip…

Lise önünde buluştuk. Çıkış saati. Kızıl baretlerimizi takıp önlüklerimizi giyince öğrencilerden önce halkın şaşkın bakışlarıyla karşılaştık. Ve ilk bildirilerimizi onlarla paylaştık.

Zil çaldı, öğrenciler dağılmaya başladılar. Bildirilerimizde “Rant İçin Değil Halk İçin Üretelim” çağrısı var. Genç arkadaşlarımıza faşizmin eğitim politikası ile nasıl düzene uygun kafalar yaratmaya çalıştığını anlatan cümlelerimizle başlıyor bildirimiz. Sonrasında halk için ürettiğimiz projeleri sıralayıp onları da bu üretime davet ettiğimizi bildiriyoruz.

Liseliler, büyük bir coşku ve neşeyle çıkıyorlar okul kapısından. Onların o güleç yüzlerini ve tertemiz bakan gözlerini görmek bile mücadelemizle gençlik arasıdaki o güçlü bağı anlatıyor bize. Baretlerimiz ve önlüklerimiz ilgilerini çekiyor. 20 dakikada bildirilerimizi tüketmekle kalmıyor, kim olduğumuzu merak edip tanışmaya geliyorlar.

En çok Ferhat Gerçek yürüteci çekiyor ilgilerini. Bir grup arkadaş heyecanla dinliyorlar. Halkın Mühendis Mimarlarıyız, sizler de geleceğin teknisyenleri mühendislerisiniz. Gelin halk için birlikte projeler üretelim diyoruz. Biz de varız diyorlar. “Çok güzel, biz de geliriz”, “Ben elektrik elektronikteyim, yardımcı olurum” diyenler oluyor. Maillerini, telefonlarını aldığımız liseliler oluyor. Bir diğer grup arkadaşlarına vermek için de bildiri istiyor bizden.

Yoldan geçen iki teyze, bunlar siyasi herhalde deyip bize sesleniyorlar. “Uzak durun çocuklarımızdan” diye… “Biz uzak durdukça uyuşturucu çeteleri sarıyor çocuklarımızın çevresini” şeklinde cevaplıyoruz. Söyleyecek söz bulamıyor teyzemiz. Okulun güvenliği geliyor sonrasında, müdür muavininin polis çağırdığını söylüyor. İstediğinizi çağırın daha çok geleceğiz bundan sonra, diyoruz.

Liseliler bildiri namına bir şey bırakmıyorlar elimizde. Yarım saatte bitiyor işimiz. Ne en baştaki çekingenliğimizden, ne de “ne alaka” düşüncemizden eser kalmıyor. Tam tersine daha başka ne yapabiliriz, diye düşünüyor ve heyecanlanıyoruz.

Liselileri faşizmin insanı öğüten, çürüten düzenine bırakmayacağız.

 

YİNE GELİRİZ

Yine geliriz
Bir nisan sabahının şafağında
En direngen en savaşçı halimizle
Yine geliriz
Çiftehavuzlar’da tankına topuna ordusuna karşı
Cesur yüreklerimizle
Cesareti ölümüne haykırışımızla
Gelse de düşman
Kuşatsa da dört yandan
Yenmeye çalışsa da inancımızı
Taşıdığımız bayrağın sesi gibi
“Varsa cesaretiniz gelin” der
Kuşanıp hıncımı, öfkemi kavganın ilk soluğunda
bir vakit yine geliriz
belki bir nisan sabahı mı
bilmem nerde, ne zaman olursa
Kulağımda Sabo’nun, Taşkın’ın sesi
Direnişin bitmek tükenmek bilmeyen çağrısıyla
Ölsek de düşsek de bu yolda
Dövüşmenin en yiğitçe en onurluca haliyle
Belki Çiftehavuzlar’da belki Sahrayıcedit’te
Belki dört bir tarafından güzel Anadolu’nun, direnişin aklımızda bıraktığı Eda’sıyla
yine geliriz
yine gelirim…

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.