Örnek Resim

Anasayfa > GENÇLİK > Liseliyiz Biz

Liseliyiz Biz
Son Güncellenme : 21 Ara 2014 15:05

 Demokratik Liseler için Bağımsız Türkiye İstiyoruz!

LİSELİLER KİMDİR, LİSELİLER NE İSTER?

TARİHTEN, OKULLARDAKİ SORUNLARIMIZA KADAR;

NEYE NASIL BAKAR, BAKMALIDIR?

5.BÖLÜM

51- Liseliler, grup ruhuna yabancı değildir ama düzendeki grup-arkadaşlık ilişkilerinin mayası bozuk olur, yoz ilişkiler şekillendirir bir kısmını. Bir kısmı da daha çok delikanlılık üzerinden çete ilişkileri üzerinden sağlanacak, güç olma isteğiyle şekillendirilir. Biz, grupların devrimci alternatifini göstereceğiz, devrimcileştireceğiz.

52- Devrimciler “iş” için biraraya gelen bir topluluk değildir. Devrimcileri birbirine bağlayan çıkarsız bir sevgidir. Çıkar ilişkilerinin hüküm sürdüğü bir dünyada insan olduğu için karşısındakini sevmek ona değer vermek yalnız ve yalnız devrimci ilişkilere hastır.

53- Mutlu gününde de zor zamanlarında da sırtını yaslayacak birilerine muhtaçtır her genç. Hatalarını da yanlışlarını da kendi aleyhine kullanmayacak, tersine sorunu kendi sorunu olarak bilecek, yarı yolda bırakacak, satmayacak birilerine muhtaçtır. Yani güven duygusuna. Bunu yalnızca devrimcilerde görebilirler.

54- Arkadaşlık, açık olmaktır birbirine. Arkasından konuşmamak, ne varsa yüzüne söylemek, samimi olmak, yüzüne gülüp ardından kuyusunu kazmamaktır.

55- Arkadaşlık bir bütün olmaktır. Birine yönelik bir saldırı, o bütüne yönelmiştir. Bu yüzden birbirini kollamak, korumaktır.

56- Bir bütün olmak, güç olmaktır, örgütlü olmaktır. Örgütlülüğün parçası olmak ayrı bir gururun kaynağıdır. Öyle bir arkadaşlık kurulmalıdır ki, her genç gururla ben Dev-Genç’liyim demelidir.

57- Dev-Genç’li gururludur, fakat küçük burjuva gururu devrimci gururla değiştirmek zorundayız. Kendisiyle değil, kendisinin de parçası olduğu grupla, örgütlülüklerin gururunu duymalıdır genç. Kendisini yaratan o kollektif yapıdır çünkü.

58- Arkadaşlık emekle kurulur. Amaçsız kurulmuş bir amacı olmadan biraraya gelen insan topluluğunun ömrü uzun olmaz. Devrimci amaçla kurulan arkadaşlık bağları o amaca ulaşmak için emek harcadıkça, ürettikçe büyür.

Çünkü herkes o arkadaşlığı büyütürse bir adım atmış demektir. Herkes birbirine emek harcar, birbirini geliştirir, sorunları çözer. Arkadaşlık bağlarını kopmaz yapan da bu emektir.

59- Arkadaş olmak, birbirini pohpohlamak değildir. Sadece olumlu, başarılı işlerde gururlanmak, sahiplenmek değildir. Gerçek arkadaşlar birbirlerinin hatalarını yok etmek, yanlışlarını düzeltmekle de görevlidir. Yanlışa susan arkadaş ona iyilik değil kötülük yapıyordur.

60- Arkadaşlık, yanlışıyla doğrusuyla, hataları başarılarıyla bir bütün olarak sahiplenmektir. Hataları, eksikleri açıkca söylemesi, eleştirmesidir.

61- Sevgi kendini yaşam içinde gösterir, soyut bir duygu değildir. Yalnızca karşısındaki insana duyduğu bir yakınlık, bir bağlılık değildir. Bu bağlılığın gereklerini ne kadar yapıp yapmadığımızda somutlanır. O gerçeklerin başında fedakarlık gelir. Bir arkadaşı için “kendine zarar gelmeyecek şekilde her şeyi” yapabilen biri gerçek bir arkadaş olamaz. Arkadaşlar için parasını, dersini, okulunu, ailesini günü gelince canını bile veremiyorsa, “kaybedeceklerim, kazanacaklarım” diye… Orada arkadaşlık yoktur.

62- Arkadaşlık paylaşmaktır. Sadece kendini düşünen, her şeye “ben” olarak bakan biri maddi-manevi hiçbir şeyini paylaşamaz.. Paylaşımın olmadığı yerde sevgi olmaz, bağlılık olmaz. Arkadaşlarımız bizim bir parçamızdır, sevincimizi paylaşmazsak, o parça eksik kalacaktır, acımızı paylaşamazsak o parçamızla, daha katlanılmaz olacaktır. Hayata beraber gülebilmek, üzüntüleri birlikte göğüslemektir paylaşmak.

63- Arkadaşlık yardım etmektir. Herkes aynı değildir. Güçlünün güçsüz olana, bilenin bilmeyene yardım etmediği yerde herkes kendi hayatını yaşıyor demektir, arkadaşlık yoktur.

64- Gençlerimize, arkadaşlıklarını sorgulatmalıyız. Gerçekten arkadaşı bildiği insanların, gerçekten ona değer verip vermediğini, ona emek verip vermediğini, onun için her türlü fedakarlığı yapıp yapamayacağını sorgulamak… Bunun için de bizim onunla kuracağımız ilişki önemli. Bunları anlatarak değil, yaşatarak sorgulatacağız.

65- Gençler, hayatlarında gerçekler karşılarına çıkana kadar içinde bulunduklarını doğal karşılar, normal görür. Ama onun hayatına gerçek bir arkadaşlık girdiğinde bu yeni durumla öncekileri kıyaslayacaktır. Bunun için kuracağımız arkadaşlık, sadece ona yakın olmak için değil, aynı zamanda devrimci ahlakı, kültürü, ilişkileri gösterip düzen içindeki konumunu sorgulaması için de gereklidir. Eğer bu ilişkileri gencin yaşamına sokmazsak, dışarıdan kitap- dergi okuyarak ailesiyle, okul- dershane arkadaşlarıyla olan ilişkisini sorgulatamayız. Yaşatarak sorgulatacak, yaşamına girerek yapacağız.

 


 

Berkin’i Yaptığımız Her Eyleme Taşıyalım!

Berkin’in Yerine de Haykıralım, Demokratik Lise Talebimizi!

Türkiye’de 2014 yılında internette hakkında en çok arama yapılan 3 kişiden birisi Berkin Elvan oldu. Berkin’i duymayan, bilmeyen kalmadı neredeyse. Duyanlardan bazıları, mesela Yavuz Bingöl gibileri kulaklarını gerçeklere tıkayarak, yalanlara inanıyorlar. Aslında inanmıyorlar da, faşizmin terörü karşısında şahsi çıkarları için teslim olmayı seçiyorlar.

Tayyip Erdoğan’ın, Berkin’in annesini meydanlarda yuhalatmasına haklı bir gerekçe bulmaya çalışan Yavuz Bingöl unutmamalıdır ki, Berkin sahipsiz değildir. Berkin’e saldırmak demek, Liseli Dev-Genç’lilere saldırmak demektir. Biz Berkin’in hesabını sormak için, hastane önünde, mahallede, cenazesinde, mahkemelerinde AKP’nin işkenceci polislerinin saldırısına uğradık defalarca. Çadırlarımız gasp edildiğinde ısrarla yeniden açtık.

Berkin için dilek fenerleri uçurduk, Berkin Elvan Halk Kütüphaneleri açtık. Duvarları Berkin’in adıyla donattık. Okullarımızda, sınıflarda Berkin’in adıyla başladığımız direniş çağrıları yaptık.

Berkin’in bu kadar sahiplenilmesinde, Liseli Dev-Genç’lilerin mücadelesinin etkisi çok önemlidir.

Yani Berkin bizimdir, Berkin biziz. Berkin’e söylenecek her söz sahibi karşısında Liseli Dev-Genç’lileri bulacaktır.

Ve biz, Berkin’in bize kattığı güçle çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Berkin’in hesabını biz soracağız, katilleri unutmayacağız, affetmeyeceğiz!

Demokratik lise mücadelemizde Berkin’in adını yaşatacağız.

Parasız eğitim hakkımızı isterken, Berkin’in yerine de haykıracağız!

Bizim mücadalemizde somutlanan Berkin’in mücadelesi, demokratik lise mücadelesinden, parasız bilimsel eğitim talebimizden bağımsız değildir.

AKP Berkin’in katillerini koruyor. Katillerin kim olduğu artık biliniyor, fakat ortada bir dosya yok… Hak ve özgürlüklerimizi istemek, Berkin için adalet istemektir.

Berkin’in katillerini istemek aslında geleceğimizin güvence altına alınmasını istemektir.

Berkin’in katilleri cezalandırılmadan -ki bu düzen Berkin’in katillerini gerçekten yargılamayacaktır- bizim geleceğimiz de karanlık altındadır. Berkin’i vur emri verenlerin gerçek cezası ancak bağımsız Türkiye’de mümkün olacaktır.

Berkin’i gittiğimiz her yere taşıyacağız. Kuracağımız öğrenci meclislerinde, 3-4 Ocak’ta yapılacak olan Dev-Genç Kurultayı’nda Berkin hep yanımızda olacak.

Katillerini ise unutmayacak, affetmeyeceğiz.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.