Örnek Resim

Anasayfa > GÜNDEM > Sınıf Kini

Sınıf Kini
Son Güncellenme : 21 Ara 2014 16:19

Bu Nasıl Bir Dünya?

Asalak zenginler bu lüks yatlara sahip oldukları için; maden işçileri bu yırtık kara lastiklere mahkum oluyorlar. Bu ayaklar bir gün hesap sormasını öğrenecek!

“Bu nasıl bir dünya?” sorusunu pek çoğumuz defalarca sormuşuzdur. Verdiğimiz cevaplar ise o anki durumumuza göre değişmiştir. Daha doğrusu bu soruyu sorduran nedene göre değişmiştir.

Yaşam koşullarımıza, çalışma koşullarımıza baktığımızda nasıl bir dünya olduğunu net bir şekilde görebiliyoruz. Ev kirasını, aylık faturaları, mutfak masraflarını, giyim ihtiyaçlarını vb. karşılamak için çalışmak durumunda olduğumuz, bir sonraki maaş gününe kadar bütçemizi denkleştiremediğimiz, gün geçtikçe yaşamın daha yorucu olduğunu fark ettiğimiz, huzur ve mutluluğumuzun çok gerilerde kaldığını düşündüğümüz her ne sebepten olursa olsun insan ölümlerinin sıradan bir hal aldığını gördüğümüz bir dünya burası.

Milyonlarca insana sorsak bu soruyu en genelde alacağımız cevaplar bu şekilde olacaktır.

Kendi yaşantımızın insana yaraşır gibi olmadığını, bir şekilde daha anlarız. O da bizden daha iyi koşullarda yaşayanları gördükçe. Ve bizden daha iyi yaşayanlar bizden daha az çalışmaktalar. Bu kıyası yapmak başta sorduğumuz “bu nasıl bir dünya?” sorusunu daha yakıcı hale getiriyor. Kıyas yaptıklarımızı küçükten büyüğe sıralarsak, komşumuz, akrabamız, patronumuz, tv ve gazetelerde gördüğümüz tipler, valiler, bakanlar, başbakan, cumhurbaşkanı şeklinde ilerler.

Komşunun, akrabanın satın aldığı bir mülk, patronun bindiği araba, tv ve gazetelerde gördüklerimizin lüks villaları, tatil yaptıkları yerler, devlet erkanının katıldığı davetler, takılan mücevherler, kullanılan çantalar, yaptırılan özel köşkler…Tüm bunlar azgınca bir sömürünün olduğu adaletsiz bir dünyada yaşadığımızın göstergeleridir.

Bu göstergelerden bir tanesi de zengin kodamanlar için yapılmış olan Boatshow fuarıdır. Yani lüks yatların satışa sunulduğu bir fuar… Her yıl yüzde 20 oranında büyüyen bu fuar bu sene Pendik’te açıldı. Bu fuara ilişkin kimi istatistiki rakamlar da gündeme geldi. Örneğin 3 saatte satılan yatların toplam değeri 18 milyon TL. En pahalı tekne yaklaşık 16 milyon TL. Fuar da sergilenen teknelerin toplam değeri 1 milyar TL. Bunların hepsi “deniz üstünde lüks yaşam” olarak sunuluyor.

Şimdi bunlara bakıp da “bu nasıl bir dünya?” sorusunu nasıl sormayalım! Bizler daha yer üstünde, bırakalım lüks içinde yaşamayı insan gibi yaşayamıyorken, zenginler için deniz üstünde lüks yaşam sunuluyor. Bu lüks yaşamın içerisine U şeklinde mutfaklar, süit banyolar, yüzme platformları, buzdolabı, derin dondurucular, bulaşık makinesi, klima, ısıtıcı vb. yer alıyor. Her bir ayrıntı sömürücü tekellerin enselerini biraz daha kalınlaştırmak için düşünülmüş. Lüks yatların fiyatlarına baktığımızda birçoğumuz o paranın nasıl bir miktar edebileceğini tahmin edemeyiz bile. Hatta hayal bile edemeyiz. Çünkü bizlerin eline geçen paranın miktarı en fazla birkaç bin TL ile sınırlıdır. Hatta maaşımızın bir kısmına parayı çektiğimiz banka başka borçlarımız için el koymuştur. Ve bizlerin payına bu durumda geçim derdiyle gece gündüz boğuşmak, hep bir şeylerin eksikliğini duymak, sevdiklerini doyasıya giydirip – yedirmemek, çocuklarımıza her istediğini alamamak, gözlerinin hep bir şeylerde kalmasının acısını yaşamak düşüyor. Ve çoğu zaman da daha çok şey yapacakken ömrümüzün baharında “iş kazası” adı altında ölmek ya da sakat kalmak düşüyor.

Benim kolum makinada kalıyor, bir diğerinin beyni beton zemine düştüğü için parçalanıyor, ötekinin ciğerlerine kömür tozu doluyor ve boğuluyor. Sömürücü zalimler ise benim makinaya kaptırdığım kolumu, diğerinin parçalanan beynini, ötekinin karbondioksit dolan ciğerini satarak deniz üstünde lüks yaşam sürüyor.

Bu kadar açlık-yoksulluk varken bunca para bir yat için verilir mi denebilir. Evet verilir. O yatları satın alanların bizlere olan kinleri o kadar büyük ki, çıkarları için her şeyi yaparlar. Hem de gözlerini dahi kırpmazlar. Onlara bu kini sağlayan bulundukları sınıfın özelliğidir. Ve taşıdıkları bu sınıf kiniyle her gün daha da lüks bir yaşam sürme hayalleri kurarlar. Ama bu hayalleri boşunadır. Ne kadar sömürseler de, bunun için zulmetseler de ezilenlerin öfkesi, kini onları bir gün mutlaka bulacaktır. Deniz üstündeki lüks yaşamlarının içine girecek, hepsini denizde boğacaktır. Bu tarihin değişmez bir gerçeği olarak sayfalara yazılacaktır.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.