Örnek Resim

Anasayfa > HABER > “15 yıllık uyuşturucu bağımlısıydım…”

“15 yıllık uyuşturucu bağımlısıydım…”
Son Güncellenme : 04 Oca 2015 8:50

“15 Yıllık Uyuşturucu Bağımlısıydım, Artık Değilim Çünkü;  Hasan Ferit Tedavi                     Merkezi’nde Bıraktım”

Hasan Ferit Uyuşturucu ile Savaş ve Kurtuluş Merkezi’nde Uyuşturucuyu bırakan Özgür Kaya nasıl bıraktığını anlatıyor;

ÖZGÜR KAYA

15 yaşındaydım, okula gidip geliyordum. Çok düzgün bir hayatım vardı; ta ki Muzo’nun yani kapı komşumuzun bana uzattığı bir cifli sigaraya kadar. Böyle başladı her şey. Bizim top oynadığımız yerde, askeriyenin orada, içelim dedik. Oraya çıktık, ve hayatımda ilk defa orada içtim. Sonra eve doğru yürüdüm, ama ayakta duramıyordum, gözlerim kapanıyordu ve benim çok hoşuma gitmişti. Merdivenleri zar zor çıktım ve abimle karşılaştım. İlk yalanımı da orada söyledim abime; uykum var, yatacağım demiştim. Ertesi gün tekrar gittim o arkadaşımın yanına; gene içtik ve bu böyle devam etmeye başladı. Fark ettik ki aileme çok yalan söylemeye başlamıştım, bundan rahatsız olmaya başladım; ama ben çoktan bağımlı olmuştum. Aynı arkadaşım, yani düşmanım, bana bir gün korex ( eroin ) getirmişti. Direk denedim. Bir sene böyle devam etti ve ben bir sene sonra gerçek bir bağımlı olmuştum. Ne yapacağımı bilmiyordum. Korkuyordum. Sevdiklerimin güvenlerini tek tek sarsmaya başlamıştım ve karar verdim; daha fazla alçalamazdım. Ailemle görüştüm, karar verdik, hastanede tedavi olacaktım. Çok heyencanlıydım ama yattım ve tedavi oldum çıktım.

Bir hafta sonra tekrar başladım çünkü hastanede hiç birşey yapmamışlardı, sadece ilaç verip uyuşturmuşlardı beni. Tekrar ailemle görüştüm; “içiyorum, bırakamıyorum, bana yardım edin” dedim. Hiç umudum kalmamıştı, “ben bunu içerim arkadaş” diyordum, öyle düşünüyordum. Sonra ailemle bir yer keşfettik;

‘HASAN FERİT GEDİK UYUŞURUCU İLE SAVAŞ VE KURTULUŞ MERKEZİ’ diye.

Oraya gittik ailemle ilk başta bana biraz tuhaf geldi, çünkü hastane gibi değildi, hastanedeki gibi ilaç kullanılmıyordu, vermiyorlardı.

Ne verdiklerini zamanla anladım, gördüm. Sevgi, saygı. Yani arkadaşım, bir kere sana karşılıksız güveniyorlar, seviyorlar, sayıyorlar daha ne istersinki. Bunlara hasret kalmıştım…   Yıllarca kendimizi dışlamadık mı toplumdan. Ben Özgür Kaya, ne desem boş, ne anlatsam boş belki ama sadece yaşamı tatmak istiyordum.

BEN 15 YILLIK BİR BAĞIMLIYDIM AMA ARTIK DEĞİLİM ÇÜNKÜ HASAN FERİT TEDAVİ MERKEZİ’NDE BIRAKTIM.

Hiçbir yerde yapamadığımı, bırakamadığım bu laneti, burada bıraktım. Bu yüzden buradaki emeği geçen arkadaşlarıma ne kadar teşekkür etsem azdır.

***

İLKNUR

Ben İlknur. 9 yaşındayken babamı kaybettim. Ondan sonra şiddetler başladı.10 yaşında okuldan aldılar. 2 aylık kız kardeşime baktırdılar. Neymiş; kız kısmı okuyup ne yaparmısş ondan sonra kardeşim 3 yaşına geldiğinde ben 13 yaşımdaydım ve o zaman annem bir mal gibi para niyetine resmen sattı. Ve beni, evlendirdiği kişi 30 yasında. Beni 14 yaşında maddeye bağımlı yaptı.

2 haftalık hamileyken eski eşim krize girdi; annesine saldırdı para diye. Vermeyince ben, banyodaydım, kaynanamın yalvarmasına rağmen banyoya tekmeyle girdi; bir tekmeyle ben duvara yapıştım ve o anda zaten bebeğimi kaybettim. Ondan sonra ben ailemi çağırdım, geldiler beni kurtardılar. Ama ondan sonra yine kötülükler beni bırakmadı.

Geldikten 2 hafta sonra abimden kaç defa tecavüze uğradım.

İlk zamanlar kimseye diyemedim korkudan. Sonra anneme açıldım. Annemin tepkisi şöyle oldu; “Aman kimse duymasın; evin bir tek oğlu… Bir şey olursa biz ne yaparız’’ dedi.

Ben de anneme şöyle söyledim; “Anne ben ne olucam”! Kızım unutursun geçer dedi. Ondan iki ay sonra, heralde amcamlara söylüyorum diye korktular, bu sefer beni karşıya, amcamlara götürdü ve yine aynısını yaptı.

Bu sefer beni amcamın oğluna bıraktı ama yine işe yaramadı; çünkü amcam bir taraftan oğlu diğer taraftan tuttular.

Anneme yalvarmalarım bile fayda etmedi. Bana dediği cümle şöyle oldu; “Amca baba yarısıdır, bundan daha iyi yermi bulacaksın” dedi ve beni yine kaderime yalnız bırakıp gitti.Ve onunla 2 sene evli kaldım. Annesi yani yengem ayırmak için elinden geleni yaptı. En son bana iftira attı. Ama buna yine ailem inandı ve evde çok kötü bir dayak yedim. Benim zoruma giden, ailemin bana inanmaması oldu, dayak yemişim yememişim önemli değildi.

Amcamın oğlundan ayrıldığımda 19 yaşındaydım ve ben hala madde içiyordum ve bunu bizimkiler hala bilmiyorlardı.

21 yaşımda şuanki eşimle tanıştım. Oda içiyordu ve bir ondan yaşadım dedim ama zavallım bilmiyordu ki benim içtiğimi. 2 yıl çıktık ve hiç anlamadı. Ondan sonra evlendik. Ondan artık kocam alıyordu ve ben onun cebinden alıyordum. O bunu fark ediyordu ama ispat edemiyordu. Bana soruyordu, tabi ben de inkar ediyordum ama bir gün fark etti ve bende doğruları söyledim ve bana söylediği tek bir cümle oldu;

“Seni buna kim alıştırdı’’dedi. Ben de başından sonuna kadar anlattım ve o da şöyle bir cümle kullandı;

“Senin ailen aile değilmiş’’dedi.

3 yıldır evliyim ve şuanki eşimin ailesindende şiddet gördüm, iftira yedim yine sesim çıkmadı; çünkü seviyorum, ilk defa birine güzel bir şeyler beslemiştim ama o da anlamadı halada anlamıyor çünkü benim onu sevdiğim gibi o beni sevmiyor. Bunu her halinden belli ediyor çünkü benim ona verdiğim değerin üçte birini bana vermediğini anladım.

Annesi bana kayınpederimle ilgili bir iftira attı ve sonra ona bile bir tepki vermedi. Dediği tek şey;

-O benim annem ne yapabilirim, atsam atamam dedi.

Annesi dayak attı, sustum, küfür etti sustum, sırf onu sevdiğimden. Beni aldattı, sustum çünkü gidicek başka yerim yoktu. Hala da aynı; yine susuyorum çünkü yine gidecek bir yerim yok. Kendi ailemin yanına gidince geçmiş geliyor. Abimin bana yaptığı o pis şeyler… Sadece şu kadar diyorum; bana şuana kadar kim ne yaptıysa, ne ettiyse ben yukarıdaki Allahıma havele ettim.

Annemi, abimi, kaynanamı, eşimi bana şu yaşıma kadar kim çektirdiyse ben öbür dünyada hepsiyle hesaplaşmak istiyorum.

Sadece tek bir kişiyi özlüyorum. o da canımdan çok sevdiğim babam. O olsaydı yanımda başka bir şey istemiyordum. Şu anda tek istediğim babamın yanına gitmek. Onu da tek kişiden istiyorum Allahımdan.Ve bunu okuyan herkese şunu söylemek istiyorum;

İnşallah benim gibi olmazlar çünkü şuanda ben bir çıkmazdayım kimse benim gibi olmasın, onun için bunları yazıyorum. Bu fırsatı bana tanıyan abime çok teşekkür ederim. Bunların arasında kendımı buldum, hepsi benim gerçek ailem oldu. Zaten aile dediğin öyle olmalı.

Şu an 26 yaşındayım ve ben babam öldükten sonra bir adamı bu kadar sevdim ve onun için herşeyi yaparım. Zaten kendim içinde ama en çok sevdiğim insan için bıraktım çünkü ondaki sevgiyi ben bir babamdan birde eşimde gördüm. O sevgiyi yanlışlarımla, doğrularımla kabul eden bir tek o vardı, hala da yanımda.

Annesi bir şey dese bile beni bir tek o savundu yani benim için gözleri görmeyen annesine bile karşı çıktı. Yani ben anlayacağınıza göre ben şuanda burada, Hasan Ferit Gedik Uyuşturucuya Karşı Savaş ve Kurtuluş Merkezi’ndeyim. Ve burada olmaktan çok ama çok mutluyum. İlk defa beni ben olduğum için seven ağabeylerim, ablalarım ve kardeşlerim var. İnşallah bu mutluluğu her zaman her yerde yakalarım…


 

Cepheliler’den 19-22 Aralık    Katliamının Yıldönümünde  Yazılamalar

Cepheliler 19-22 Aralık katliamı’nın yıldönümünde yurdun çeşitli bölgelerinde yaptıkları yazılamalarla katillerden hesap soracaklarını birkez daha gösterdiler.

İstanbul-Avcılar: Parseller Mahallesi’nde 25 Aralık günü Cepheliler yazılamalar yaptı. Parseller Tepeüstü ve İmam Hatip Lisesi duvarlarına toplam 7 adet “DHKP-C”, “CEPHE” ve “DEV-GENÇ” yazılamaları yapıldı.

Adana: Fatih ve Tellidere Mahallelerinde duvarlara, “DHKC-SPB Katillerin Peşinde, DHKC SPB, Umudun Adı DHKP-C, 19-22 Aralık’ın Hesabını Soracağız, CEPHE” sloganları nakşedildi.

Hatay: Armutlu ve Elektrik mahallerinde 19-22 Aralık Katliamı teşhir edildi. Cepheliler 20 Aralık’ta “Diri Diri Yakılan 6 Kadının Hesabını Soracağız – DHKP-C”, “19 Aralık’ın Hesabını Soracağız-Cephe”, “DHKC” yazılamalarını altı farklı bölgeye yaptılar.

Kıbrıs: Dev-Genç’liler 25 Aralık’ta Küçük Kaymaklı, Dumlupınar, Kızılbaş ve Lefkoşa terminal bölgelerinde “Biz Geliyoruz Dev-Genç”, “Dev-Genç”, “Dayıya Selam Mücadeleye Devam – Cephe” sloganlarını duvarlara nakşettiler.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.