Örnek Resim

Anasayfa > EMEKÇİLERDEN > Bilgi Güçtür

Bilgi Güçtür
Son Güncellenme : 18 Oca 2015 21:24

10 SORUDA İŞÇİ MECLİSLERi

1-) Genel olarak meclisler nedir?

Meclis’in sözlük anlamı : “Bir konuyu tartışmak veya konuşmak için bir araya gelmiş kimseler topluluğu: dostlar topluluğu” demektir.

Bizim bahsettiğimiz meclisler ise sadece konuları görüşmek-konuşmak için değil, kararları alıp, hayata geçiren örgütlenme biçimidir.

Sözlük anlamından da anlaşıldığı gibi meclisleri herkes kurabilir… Burjuvazi de, proletarya da, ezilenler de, ezenler de meclis örgütlenmesini kullanabilirler, örgütleyebilirler. Bizim için önemli olan meclisin burjuvaziye değil proletaryaya, ezenlere değil ezilenlere hizmet etmesidir.

Örneğin halkın da oy kullanarak “seçilmiş” milletvekillerinden oluşturduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi vardır. TBMM emperyalizme, oligarşiye hizmet eden bir meclistir. Bu düzenin meclisidir, bizim değildir. Bunlara burjuva partilerinin karar meclisleri de denilebilir.

Bu durumda biz kendi meclislerimizi, bize hizmet eden, bizim sorunlarımızı çözmeye çalışan ve ezenlerin iktidarını yıkıp, yerine kendi iktidarımızı kurmanın yolunu açabilecek, kendi örgütlülüğümüz olan meclisleri kurmalıyız.

 

2-) İşçi Meclisleri Nedir?

İşçi meclisleri, işçilerin oluşturduğu kendi öz örgütleridir. İşçilerin birliğinin ve örgütlü gücünün ifadesidir. Her işçinin konuşma, oy hakkı olan, işçilerinin iradesini temsil eden, işçilerin doğrudan karar aldıkları ve bu kararı hayata geçirdikleri örgütlenmeleridir. İşçi meclisleri meşru örgütlenmelerdir. Gücünü “yasallık”ta değil haklılıklarından alan örgütlenmelerdir. Bu nedenle; ne patronlardan ne de iktidarlardan izin almalarının gerekmediği bir örgütlenmedir.

Öz olarak: işçi meclisleri, işçilerin bir araya geldiği sorunları ve çözümünü tartıştığı ortak karar aldığı ve hep birlikte uyguladıkları meclislerdir. Kendi gücünü gösterecek, yönetmeyi öğrenecekleri yer işçi meclisleridir.

3-) Neden İşçi Meclisleri?

İşçilerin kendilerinden ve halk güçlerinden başka güvenebileceği bir güç yoktur. Halkın ve kendi örgütlülüğünden ve birliğinden başka hiçbir güç işçilerin derdine deva olamazlar.

İşçilerin kendi eylemliliklerinde, örgütlerinde, geleceklerinde söz ve karar sahibi olmaları için gereklidir işçi meclisleri…

Çünkü bütün diğer örgütlenmeler işçilerin sorunlarını çözmekte yetersiz kalıyor. Sendikaların durumu ortada!… Sarı sendikaları, patron sendikacıları, AKP’nin direk örgütlediği sendikaların işçilerin sorununu çözebilmesini düşünmek… ki yaşayarak ve üzülerek görüyoruz sendikaların, hükümet ve patronların güdümünde olduklarını…

Kendilerine devrimci, M-L, komünist diyenlerin işçi alanındaki örgütlenmelerin gücü de yaptıkları da ortada! “küçük olsun, benim olsun” anlayışıyla hareket eder, bedel ödemeyi göze almayan bu örgütlenmeler de işçilerin sorunu çözmüyor.

Bu nedenlerden dolayı işçi meclisler gereklidir. İşçilerin birliğini sağlayacak, herkesi birleştirecek, bir güç olmalarını sağlayacak olan örgütlenme işçi meclisleridir. İşçi meclisleri hep birlikte hareket etmemizin yolunu açacaktır.

Ülkemizde işçilerin %20’i ancak örgütlü… yani sendikalı. İşte bu örgütsüzlük ortamında çekim merkezi olacak, tüm işçileri birleştirecek olan örgütlenme işçi meclisleridir.

 

4-) İşçi Meclislerinin İşlevi ve Görevi Nedir?

İşçi meclislerimizin görevi işçilerin bulunduğu bölgenin işyerinin, atölyenin, fabrikalarının bütün sorunlarını kapsar. Günlük geçim derdinden, işyerinin sorunları, ekonomik-siyasal-politik sorunlara kadar işçileri, halkı ilgilendiren her şey işçi meclislerini de ilgilendirir. Dolayısıyla görev alanına girer.

İşlevi, işçilerin tüm farklılıklarına rağmen dayanışmasını sağlamak, kendi sorunlarına ortak çözümler aramasını-üretmesini ve işçilerin birliğini sağlamaktır. İşçilere yönelik tüm saldırılara karşı hep birlikte direnişler örgütlenmesidir. Karşı konulmasını örgütlemektir.

Mücadele içinde işçilerin yaratıcılığını geliştirmeyi, kendi gücünün farkına varmasını sağlamaya çalışır. İşçiler, meclis örgütlenmesiyle kendi hakkına, yaşamına ve onuruna sahip çıkmayı öğrenir.

Meclisler işçiler için okul olur, yaşam içinde birçok şeyi öğrenirler, politikleşirler. Bu gelişim işçilerin kendi güçlerinin bilincine vardığı, faşist iktidarların işçiler ve halk üzerindeki politikalarını ve faşist yapısını tanıdıkları, buna karşılık ne yapılması gerektiğini öğrenecekleri bir işlev görür meclisler.

İşçiler, örgütlü ve birlikte mücadele etmeyi öğrendikçe, olumlu sonuçlar aldıkça, birlikteliğin, dayanışmanın ve mücadelenin kapsamının genişlemesinin kalıcılaşmasının da önünü açacaktır.

5-) İşçi Meclisleri Kimlerden Oluşur?

İşçi meclisleri işçilerin en geniş birlikteliğini oluşturmak ve mücadeleyi büyütmek için vardır. Bu nedenle, halk düşmanı olmayan, eli halkın kanına bulaşmamış olan, düzene – patrona hizmet etmeyen emeği ve alın teri ile geçimini sağlayan her işçi meclislerde yerini alabilir almalıdır.

CHP-AKP-MHP’ye, düzen partilerine oy veren işçiler de yer alabilirler. Bir işyerinde çalışanlar önce işçidir. Şu, bu partiye oy veriyor olmaları belirleyici değil, siyasal kimliklerini esas olarak belirleyen onların işçi sınıfı içinde olmalarıdır. Hepsi aynı patron tarafından sömürülmektedir. Hepsi aynı hak gasplarına maruz kalmaktadır. Bunlar devrimden çıkarı olan, devrimin kitle gücünü oluşturacak kesimlerdir. İşçi meclisleri aynı zamanda işçileri düzen partilerinin etkisinden kurtarıp kendi sınıfının çıkarları için mücadele etmelerini sağlayacak örgütlenmelerdir.

Yine herhangi bir sendikada örgütlü işçiler de işçi meclisleri içinde yer alabilirler. Bugün baktığımızda sendikalar bir işyerinde işçilerin yaşadığı hiçbir soruna sahip çıkmamaktadır. Meclisler bir işyerinde yaşanabilecek her soruna anında müdahale edebilme olanağına sahiptir. Bir işçinin sendikalı olması ya da başka bir örgütlenme içinde olması meclis içinde yer almasının önünde engel değildir.

 

6-) İşçi Meclislerinin İşleyişi Nasıl Olacaktır?

İşçi meclislerinde herkesin eşit söz hakkı olacaktır. Kimse başkasından daha faza söz hakkına sahip değildir. Yine kimse bir başkasının söz alıp konuşmasını engelleyemez. Meclislerde her şey açıklık ve her yönüyle konuşulur-tartışılır ve karara bağlanır. Karara herkes uyar.

Çünkü işçi meclislerinde demokratik merkeziyetçilik ilkesi uygulanır. Tartışmalar bitirilip karar alındıktan sonra uygulama aşamasında herkes alınan kararı uygulamak zorunda olmalıdır. Yani mecliste alınan kararlar tüm işçileri bağlar. Aksi, meclisleri tartışma kulübüne çevirir ki bu da işçilerin hiçbir sorununu çözmez, arttırır!

Üyeler tarafından gündeme getirilen her konu meclis gündeminde tartışılır ve karar altına alınır.

Elbette işçi meclislerinin çalışma kuralları olacaktır. Hangi zamanlarda toplanacağı nasıl karar alınacağı, meclisin temsili yetinin nasıl yapılacağı, faaliyetlerin gerektirdiği paraların nerede ve nasıl toplanacağı, aidat ilişkisi olup olmayacağı… vb. vb. birçok konu tüzükler veya başka yöntemlerle belirlenir. Bu tüzükte mecliste yapılan tartışmalarla belirlenir.

Pratik içinde de yani birçok ihtiyaç ortaya çıkabilir. Bunlarda pratik içinde, yine herkesçe tartışılabilir, ihtiyaçları giderecek organlar (örneğin komiteler gibi) yaratarak önlemler alınacaktır.

7-) İşçi Meclisleri Sendikaları Yadsıyan Bir Örgütlenme Midir?

Elbette ki hayır… Meclisler sendikaları yadsımaz, aksine sendikaları da kapsar, meclis örgütlenmesinin içine alır.

İşçi sınıfının örgütlülüğü denilince sendikalar akla gelmektedir. Oysa sendikaların durumu ortadadır. Sınıf sendikacılığı değil düzen partilerinin yedeğinde patron sendikacılığı yapmaktadırlar. İşçilerin çıkarları için değil patronların çıkarları için işçileri kontrol altında tutan bir sendikacılık vardır.

Esas olarak çalışan işçilerin yüzde onu bile örgütlü değildir.

Patron sendikaları işçileri bir araya getiremezler, kararlar aldırtamazlar, kendileri kapalı kapılar ardında patronlarla birlikte kararlar alıp uygularlar! Meclisteki ise tam işçilerin içinde, birlikte kararlar alınır ve birlikte uygulanır.

Tabi sendikalar içinde de devrimci faaliyetler sürer, ancak işçi tabanının iradesi temelindeki örgütlenmelerin oluşturulması için ne sendikaların devrimcileşmesi beklenir ne de kitle iradesi. Sendikaların yasal kalıpları içine sapabilirler. Sendikalı ve sendikasız işçi sınıfının en geniş kesimini oluşturan işçiler için işçi meclislerinde örgütlenmek tek alternatiftir.

Tüm bu şeyleri göz önüne aldığımızda meclis örgütlenmesi sendikalı-sendikasız,örgütlü-örgütsüz tüm işçilerin en geniş taban örgütlenmesi olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor…

 

😎 İşçi Meclislerinde İdeolojik Mücadele Olacak Mı?

Evet meclisler bir yanıyla da ideolojik mücadele alanları da olacaktır. Her kesimden işçinin olduğu ve herkesin söz hakkı olduğu, tartışılarak kararların alındığı bir yerde ideolojik mücadelenin olması kaçınılmazdır.

Biz ideolojimize, kendimize güveniyoruz. Aynı zamanda işçilere, halka da güveniyoruz. Ve evet meclislerden bizim istemediğimiz kararlar da çıkabilir. Bu karara da uyacağız tabi…

Meclislerin, ideolojik mücadelenin bir alanı olması biz devrimcilerin avantajıdır. Avantajdan da öte istediğimiz bir durumdur.

Çünkü meclislerde sadece örgütlü insanlar, devrimciler olmayacak, her kesimden işçiler olacak.

AKP-CHP’nin… MHP’nin tabanı… bu düzen partilerine oy veren, onların ideolojik etkisinde olan işçiler de olacak. Yine işçileri düzen sınırları içinde tutarak çalışacak olan reformist-oportünistler de olabilir meclislerde.

İşte ideolojik mücadeleyle bu işçileri de düzen partilerinin reformist ve oportünistlerin etkisindeki ideolojiden kurtararak kendi sınıf gerçeklerini görmesini sağlayacağız.

Tüm bu işçiler ideolojik mücadele sonucu, pratik içinde doğruları görecek ve devrime kanalize olacak, devrim için mücadele edecek duruma gelecekler, saflarımızda örgütleneceklerdir.

9-) İşçi Meclisleri Yasal Bir Örgütlenme Midir?

İşçi meclisleri, işçilerin kendi gücünü ve taleplerini birleştirdiği kendi sorunlarına çözüm aradığı, söz-karar yetkisinin tamamen kendisinde olduğu, sorunu tespit etmek ve çözüm arayışında iradesini koyduğu demokratik-meşru bir örgütlenmedir.

Demokratik meşru bir örgütlenme olduğu için hiçbir yasa ile kendini sınırlamaz. Önemli olan bu sömürü düzeninin faşist yasaları değil işçilerin meşruluklarıdır, ihtiyaçlarıdır. Bu nedenle meclisler karar alırlarken, kararları uygularken faşist yasalara göre değil, kendi meşrulukları ile hareket ederler. Ki, yasal bir örgütlenme işçi meclislerinin ruhuna aykırıdır.

10-) İşçi Meclisleri ile İşçi Komitelerinin İlişkisi Nedir?

İşçi meclisleri de işçi komiteleri de daha fazla örgütlenmek içindir. Ancak işçi meclisleri belirttiğimiz gibi en geniş kesimleri içinde barındıran bir örgütlenmedir. İşçi komiteleri ise yeri geldiğinde iki kişi ile bile çalışan meclislere göre dar bir örgütlenme biçimidir.

Meclisler zorunlu olarak bir üst örgütlenmedir. Bu nedenle meclislerin altında, meclislerin ihtiyaçlarına göre komite örgütlenmeleri oluşturulabilir. Örneğin, basın komitesi, ekonomi komitesi, kadın komiteleri vb. gibi. Aynı komiteler meclisin aldığı kararları hayata geçiren, denetleyen organlar görevini de üsleneceklerdir.

Bu da ihtiyaca göre, meclisin aldığı kararlar olacaktır.

 

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.