Örnek Resim

Anasayfa > GENÇLİK > Gençlik Federasyonu’ndan

Gençlik Federasyonu’ndan
Son Güncellenme : 04 Oca 2015 7:09

 Gençlik ve Geleceksizlik

Ülkemizin temel sorunudur işsizlik… 2000’lerden önce genelde diplomasızlıktan kaynaklı, bir mesleğin olmaması neden gösteriliyordu. Okuyan adama iş var, okumayana yok. İşsizlik ülkemizde hep yaşandı, hala da yaşanıyor ve daha da yaşanacaktır.

Var olan bu işsizliğe artık okumuş, meslek sahibi olan üniversiteli gençlik de katılmıştır. İşsizliğin yarısını üniversiteli gençlik oluşturmaktadır. Eğitim sistemi ve kurumları öyle bir hale getirildi ki sistem tarafından var olan işlevi yitirilmiştir. Bilim kurumları olan üniversiteler bilgi depolayan, aktaran sürekliliğini sağlayan konumdan çok işsizlik kervanına yeni mezunlar veren duruma getirilmiştir. Bu durum gençlikte okuma isteğini azaltan, güvensizlik ve umutsuzluğu artıran bir durumdur. Öyle ki her yıl üniversite sınavına giren iki milyon kişi kendi istek ve tercihinin dışında aldığı puana göre bir meslek seçmek zorunda kalıyor. Bunun nedeni, var olan sınav sisteminin çarpıklığıdır. Her yıl, her sınavda yanlış puan hesaplamaları, sorulan sorulardaki hatalar ve sürekli değişen sınav sistemi öğrenci gençlikte hatta velilerde bile bir güvensizlik, umutsuzluk yaratmıştır. Ya aldığı puana göre bir tercih yapacak ya da tercih yapmayıp bir dahaki seneye tekrardan sınava girecek ki aynı sorunlar ve daha fazlası yaşanacağından kaynaklı çoğu öğrenci de tekrardan sınava girme isteği kalmamaktadır.

12 yıllık AKP iktidarı döneminde bu sorun daha da artmıştır. Plansız programsız açılan üniversiteler, fakülteler ve bölümler, özellikle Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük illerde neredeyse her mahallede bir üniversite bulunmakta. Bu yaşanan sorunların daha da büyümesine neden olmuştur. Kampüs ortamı olmayan, doğru dürüst alt yapısı, laboratuarı, kütüphanesi, yeterli sayıda, nitelikli öğretim elemanları olmayan üniversiteler… Üniversiteler açmakla sorunlar çözülmüyor. Bu eğitime verilen önemi ve değeri de gösteriyor. Eğitimin nasıl çarpık geliştiğinin göstergesidir aynı zamanda. Ülkemizde üniversite sayısı 109’a ulaştı. Yüksek okullarla birlikte bu rakam 200’e yaklaştı.

Yapılan araştırmaya göre işsiz üniversite mezunları sayısının her geçen gün artmasının yanında, üniversite mezunlarının büyük bir kısmının kendi mesleklerini yapamadıkları gözlemlenmiştir. Kendi mesleki alanında iş bulamayan gençlik mecburiyetten kaynaklı başka bir iş alanında çalışmak zorunda kalıyor.

İşsiz Mezunlar

Bugün her meslek alanında iş bulamama sorunu yaşanmaktadır. Ancak öğretmenlik, işsizliğin en çok yaşandığı meslektir. Mezun olmuş yüz binlerce öğretmen adayı atamayı beklemektedir. Ağustos 2014’te MEB Bakanı Nabi Avcı yaptığı bir açıklamada 100 bin öğretmene ihtiyaç olduğunu söyledi. Ancak atamayı bekleyen 300 bin öğretmen adayı var… Ve bu rakam daha da artmaktadır. Çünkü her sene yüzlerce üniversiteden binlerce öğretmen adayı mezun olmaktadır.

Binbir zorluklarla onca yıl meslek sahibi olmak için okuyan yüzbinlerce insanımızın hayallerini, geleceğini ve hedeflerini çalıyor egemenler. Her yıl yapılan KPSS insanları çözümsüz bırakıp çıkmaza sürükleyen bir sistem, insanlarımızın geleceğini çalmakla kalmayıp hayatlarını da çalmaktadır. Bugüne kadar 40’a yakın atamayı bekleyen öğretmen adayı intihar etti. İnsanlarımızı bu hale getiren çürümüş kapitalist sistem; diyor ki bu çürümüş sistem “ya her yıl KPSS denilen sınava girip bana tonlarca para yatırıp atamayı bekleyeceksin, ya da mecburiyetten kaynaklı başka bir iş alanında çalışacaksın. Kendi istediğin mesleği yapmayacaksın. Ya da bu ikisini kabul etmeyip tek çözüm olarak intiharı seçeceksin. Binlerce insanımızı çözümsüz, çaresiz hale getiren, bir çıkmaza sokan, eğitimi bir pazar alanına, kara dönüştüren kapitalist sistemdir. Bir çoğu da ataması olmayınca başka sektörde çalışmaya mecbur kalmaktadır. Garsonluk, pazarcılık, taksicilik, tekstil gibi alanlarda öğretmen adaylarını görmek mümkün. Bir kısmı da işsiz olarak atamayı beklemekte.

Yapılan açıklamaya göre öğretmen açıkları; “şu an yaklayık 60 bin kişi ücret karşılığı -ki 25 bini öğretmen diplomalı- öğretmenlik yapmak üzere ülke genelinde görev yapmakta. İstanbul 12 bin ücretli öğretmenle ilk sırada gelmekte. Ülke genelinde yapılan bu görevlendirmeler arasında 15 bine yakın iki yıllık ön lisans mezunu bulunmaktadır. Bakanlığın öğretmen ihtiyacını belirleyen norm kadro hesabında; okul öncesi, ilkokul ve ortaokullarda 87.272, orta öğrenimde ise 41.039’u olmak üzere toplamda 128.311 öğretmen ihtiyaç olarak gösterilmektedir. Bu nedenle 2014 yılı Şubat ve Ağustos ayında yapılacak 50 bin yeni öğretmen ataması açıkları kapatmaya yetmeyecektir. Atama sayısı 2014 yılı için en az 75 bin olmaktadır.” (Taraf Gazetesi 24 Ocak 2014)

Ataması yapılmayan öğretmen adayları kendi gerçek maaşları altında daha ucuza sözleşmeli ya da ücretli öğretmen olarak çalışmak zorundadır. Her meslekte, her koşulda egemenler insanlarımızı ucuz iş gücü olarak görmekte ve kullanmaktadır.

TÜİK, 2014 işsizlik oranını Nisan ayında yaptığı açıklamada Türkiye genelinde 15-24 yaşlarındakilerde işsiz sayısı 2 milyon 579 bin kişi olduğunu açıkladı. Ki gerçek rakamlar bunun daha fazlasıdır.

Açlık sınırının altında olan asgari ücret maaşı alan, yoksul olan halkımız dişlerinden, tırnaklarından artırıp, yemeyip içmeyip çocuklarını okutmaktadır. Bir diploma, bir mesleği olsun istemektedir. Amaçları çocukları okusunlar ki işsiz kalmasınlar. Egemenler eğitimi öyle bir hale getirdi onlara ki; özel eğitimin, özel okulların, üniversitelerin önleri açılıyor, gün doğuyor. Anne ve babalar yemeyip içmeyip çocuklarına harcıyor, okutuyor, tüm masraflarına katlanıyorlar. Ancak mezun olunup sıra iş bulmaya gelince özellikle de mezun olan gençlikte “boşuna mı okuduk?” algısı ortaya çıkıyor.

Giderek Büyüyen  Genç İşsizlerin Sayısı…

AKP’nin ikinci iktidar yılı 2004’te 2.5 milyon yüksek öğretim bitirmiş olan ve bunların 308 bini yani %19’u işsizdi o zamanlar. AKP İktidarı, üniversiteler açıp kontenjan arttırınca üniversite mezunu sayısı 2008’de 3.5 milyona yükseldi. 4 yılda 1 milyon artış yaşandı. 2013’e kadar mezun sayısı 2 milyona kadar çıkmış durumda.

Lise diplomalı, meslek lisesi diplomalı işsizlerden çok üniversite diplomalı işsiz bulunmaktadır. Liseliler %13’ünü, meslek liseleri %11’ini tutuyor işsizlerin. Bugün ülke nüfusunun büyük bir kısmını oluşturan gençlik, okusa da işsizlik ordusunda yerini almaktadır.

Tüm bu politikaların elbette bir amacı var. Bu politikalarla düzen gençliği gelecek kaygısıyla kendi etkisi altına almak istiyor. Gençliğe gelecek kaygısını yaşatarak hayattan koparmak, yalnızlaştırmaktadır. Sınav sistemiyle, okul-dershane arasına sıkıştırılan sayıları milyonları aşan gençlik bu sorunlarla uğraşmasını, bu sorunların içerisinde boğulmasını ister. Yalnızlaşan, bireysel çıkarlar peşinden koşan bir gençlik yaratmaktır hedefleri. Gençliğin, geleceğe dair bir plan program yapmak hedef koymak bir yana önüne çıkartılan sorunlardan (sınav sistemi, işsizlik, aile baskısı ve daha birçok neden) dolayı geleceğe ilişkin umutlarını yitirmektedir.

Düzen Örgütlü Gençlikten Korkuyor

İktidarlar her dönem gençliğin örgütlüsünden korkmuşlardır. Haziran Ayaklanması’nda da görüldüğü gibi. Ayaklanmada en çok gençlik konuşulup tartışıldı. Çünkü gençlikte var olan öfke patlamış ve sokağa çıkmıştı. En çok sarsan ve korkutan da bu olmuştur. Bundan dolayı da yaşadıkları sorunlar için (parasız eğitim, ulaşım, barınma… gibi) örgütlenen, eylem yapan, hakkını arayın gençlik her zaman baskı altında olmuştur. Soruşturmalar, okuldan atmalar, gözaltılar, yıllara varan tutsaklıklarla karşılaşır gençlik. Bunlarla gençliği yıldırmak ve teslim almaktır amaçları.

Gençliğin Çözümü  Örgütlü Mücadeledir

Gençliğin temel sorunları örgütlenme sorunudur. Gençliğin mücadelesini büyütmek ve sorunlarını çözmek için örgütlenmeliyiz. Yapacağımız her eylem, her çalışma, her kampanyamız örgütlenme üzerine olmak zorundadır. Gençliğin düzene, düzenin bataklığına gitmesini istemiyorsak gençliği örgütleyeceğiz. Bugün önümüzde duran bir zorunluluktur. Örgütlendikce sorunlarımızın çözümsüz olmayacağını göreceğiz-göstereceğiz.

Sınav sistemiyle, gelecek kaygısıyla, paralı, ezberci eğitimle dayatılan ve bunlarla yaratılmaya çalışılan düşünmeyen tek tip gençliğin tek çözümü örgütlenmektir.

Sonuç Olarak;

Gençliğin gelecek kaygısı yaşamayacağı, istediği ilgi ve yetenek alanında mesleği yaşayabileceği, okul-dershane, okul-ev arasına sıkışmadan, sosyal, kültürel etkinliklerden uzak kalmadan yaşayacağı, geleceğe dair hedef ve plan programlarının da olacağı günler de olacaktır. O günler ancak ve ancak sosyalist sistemde mümkündür. Bugünden başlayarak, verdiğimiz mücadeleyle, büyüteceğimiz örgütlenmeyle o günü inşa ediyoruz…

 


 

Hakkımız Olanı İstiyoruz, Alacağız!

Ataması yapılmayan öğretmenler ülkenin çeşitli yerlerinde, eylemlerine devam ediyor.

İSTANBUL: Ataması Yapılmayan Öğretmenler Meclisi Girişimi 27 Aralık’ta İstiklal Caddesi’nde bulunan Galatasaray Lisesi önünde masa açarak imza topladılar. 11 Ocak Pazar günü yapacakları forumla ilgili bildirileri de dağıtan öğretmenler, ataması yapılmayan öğretmenleri bilgilendirerek toplantıya çağırdılar. Aynı gün Grup Yorum’un Bostancı Kültür Merkezi’nde düzenlediği konserde de imza toplandı, forumun çağrı bildirileri dağıtıldı. Bir sonraki gün de Mecidiyeköy Metrobüs durağında ve Cevahir Alışveriş Merkezi önünde 11 Ocak’ta yapılacak forum bildirisi dağıtıldı, çağrı afişleri asıldı.

ADANA: Ataması yapılmayan öğretmenler 27 Aralık’ta Adana İnönü parkında imza topladı. İki saat boyunca Adanalılara devletin eğitime nasıl baktığı, öğretmenleri işsiz, öğrencileri öğretmensiz bıraktığı anlatıldı. İmza toplayan öğretmenlere yanınızdayız diyenler, şimdiki eğitim sistemine lanet edenler çoğunluktaydı.

ANTALYA: Kışlahan Alanında; 25 Aralık’ta “Ataması Yapılmayan Öğretmenler Meclisi Girişimi” ataması yapılmayan öğretmenlerin ataması için imza masası açtı. Halkın ilgi gösterdiği masada 150 imza toplandı. Halka, imza kampanyasının amacı anlatıldı ve imzalarıyla destek olmaları için çağrı yapıldı. Masaya gelenlerle yapılan sohbetlerde, öğretmen açığı ve ataması yapılmayan öğretmenlerin yaşadıkları konuşuldu.

HATAY: Ataması yapılmayan öğretmenler atanma hakları için imza toplamaya devam ediyor. 23 Aralık’ta Abdullah Cömert Parkında açılan imza masasına ilgi büyüktü. Açık kalan masada 65 imza toplandı. 27 Aralık’ta masa açmaya devam eden öğretmenler herkesi desteğe çağırdı.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.