Örnek Resim

Anasayfa > GÜNDEM > Özgür Tutsaklardan

Özgür Tutsaklardan
Son Güncellenme : 11 Oca 2015 19:14

Sahiplenmenin Serüveni

“Önce evlatlarımızı sonra düşüncelerini sahiplendik”  TAYAD’lı Aileler

Sahiplenmenin serüvenini yazıyorlar. 12 Eylül karanlığına karşı, yumruklarını o sessiz meydana vurduklarından beri bir serüvendir onların sahiplenmesi.

Yukarıdaki o söz, hayatın onlara sorduğu en zor sorunun yalın yanıtıdır. Bir kez o soru yanıtlanmaya görsün; hiçbir zulüm yıldırmaz onları, hiçbir engel kıramaz iradelerini.

Çünkü onlar her zaman olanaksızın ötesine kurdular barikatlarını. Olmaz demediler. Yapılmaz demediler. Ne kadar engebeli, dolambaçlı, sarp olsa da yolu; ilk adımları zaferdir her daim. Ve bir gülümseyişlerinde somutlanır kendilerine olan güvenleri.

Onların evlatları, uğruna ölünecek düşüncelere sahiptirler. Bıçaktan keskin, namlu gibi kararlı düşünceler… Sahiplenmek yürek isterdi, dizlerde derman, bileklerde kuvvet… Hakikatle sınadılar sevgilerini. Sevgi, sınavı geçti. Sonra kavgayla buluştu sevgi. Yenilmez oldu. Çünkü hakikat asla yenilmez. Ve artık, yürekte inançtır hakikat; dizlerde derman, bileklerde kuvvet…

Cürettir, kararlılıktır, öfkedir, kindir… Bunların toplamı sokaklarda yazılan sahiplenmenin serüvenidir.

Bu ülke sokakları en çok onları gördü, onları tanıdı. Büyük kentlerin meydanları adıyla anıldı. Yollar kesildi zincirlerle, onlar en sağlam halkaydı. Cadde ortasında demir kafesler haykırdı hakikati, onlar hücrelerin sesiydi. Kefene sarınan onlardı. Tabutları sırtlayan onlardı. Kan rengine boyayıp alanları, adaleti haykıran onlardı. Onlar Gülsüman’dı, Şenay’dı; ser verip açlığın koynunda, ölümü yenen onlardı.

Şimdi bir bayrak dalgalanıyor yoksul konduların arasında. TAYAD’lı aileler türküleriyle ısıtıyorlar kışın soğuğunu. Gecenin karanlığı onların sözleriyle aydınlanıyor.

Nurtepe- Çayan Mahallesi’ndeydiler ilk. Sloganlarla marşlarla kurdular çadırlarını. Halkla beraber halaya durdular. Tilililer, zılgıtlar yankılandı sokaklarda. Bir ay boyunca hasta evlatlarına özgürlük istediler.

Saldırıya uğradılar, gözaltına alındılar, işkencelerden geçtiler. Yeni seslerle buluştu sesleri, yeni ellerle tutuştu elleri. Öyle ya, her güzel şey gibi hakikat de paylaştıkça çoğalıyordu. Bundandır ki artık ayrılma vakti geldiğinde, ne onlar çadırı ilk kurdukları günkü gibiydiler, ne de mahalleli. Herkes almıştı hakikatten kendi payını. Serüvenin rotası artık başka mahalleyi göstermekteydi.

Sıra Gazi Mahallesi’ndeydi. Destanlar yurduydu Gazi, ayaklanmalar, direnişler yurdu… Yiğitleri çoktur sokaklarında; öfkeli delikanlıları, yüzü kızıl fularlıları… Konuştular mı onlar, hakikatli konuşurlar. Günün de gecenin de içine yıldızlarla, karanfillerle yazarlar adaleti. Bu kez de TAYAD’lı aileleri misafir edecekti Gazi’nin sokakları.

Ama geceler daha bir soğuk artık; yağmur, çamur, rüzgâr onlara karşı. Dipdiri yürekler karşı koyabilirdi buna ancak; cehennem gibi yürekler…

Öyle yaptılar direndiler. Öfkelerinin ateşi etrafında toplanıp ısındılar.

Geceleri yıldızları seçtiler gökyüzünde. En uzak, en parlak olandı seçtikleri; erişilmesi en zor olanı. Öyle ya, zoru başarmaktı onların işi. And içtiler bir kez daha özgürlüğü elleriyle kazanmaya…

Başka mahalleler var sırada şimdi; başka sokaklar, başka meydanlar…

Yoksul konduların arasında hep daha yükseklerde dalgalanacak o bayrak. O türkü hep daha gür sesle söylenecek. Çünkü her güzel şey gibi hakikatte paylaştıkça çoğalıyor. Ve hakikat yenilmeden yolunda yürüyor; adalete, özgürlüğe, geleceğe…

16 Kasım 2014

İzmir Kırıklar 1 No’lu F Tipi Hapishane

Direnen Acılarımız

TAYAD’lılara….

Biz böyle dimdik
Böyle yorulmamışsak hala
Yenilmemişsek, hep zaferdeysek
Ardına düşebiliyorsak
Güneş gibi gülünecek günlerin
Yollardaysak
Ve alanlardaysak adım adım
Yetmiş yaşında bile
Girebiliyorsak hala açlık grevine
Sımsıkı tutabiliyorsak evlat ellerini
Tel örgüler ve dünyalar aşarak
Saçlar beyazlarken
Hala eğilmiyorsa başlar
Dinç gümbürtüsüyle yaşlı yürekler
Hücreleri sarsabiliyorsa
Bir gün olsun eğilmediğimiz içindir
Kanlı acılarımızın altında
Burnumuzda yanık et kokusuyla
Kör kuyularda savunarak onuru
Dağları, şehirleri adımlayarak
Gitti evlatlarımız yarınlara
Ve biz
Vakur bir edayla
Önden gidenlerimiz için
İçimizde büyüterek intikam ateşlerini
Sıcaklığıyla ısınmaktayız adaletimizin

İzmir Kırıklar 1 No’lu F Tipi Hapishane

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.