Örnek Resim

Anasayfa > KÜLTÜR - SANAT > Sanatçıyız biz

Sanatçıyız biz
Son Güncellenme : 04 Oca 2015 8:00

SANAT, HALKIN İHTİYACIDIR!

Sanat, halkın ihtiyacıdır. Büyük insanlık ihtiyaç duymadığı hiç bir şeyi yaratmamıştır. Bilim gibi sanat da insanlığı büyük kılan olguların başında gelir.

Neden böyledir bu? İnsanlık, sanata neden ihtiyaç duymuştur?

Bu sorunun en sade cevaplarından birisini, dünya halklarının onurlu aydınlarından Bertolt Brecht’in şu sözünde bulabiliriz: “Bütün sanatlar, sanatların en büyüğü olan yaşama sanatına katkıda bulunurlar.”

Brecht’in “sanatların en büyüğü” olarak vurguladığı “yaşama sanatı” nedir? Öyle ya, biyolojik bir yaşam neden sanat olsun. Ki doğadaki bütün canlılar, bir şekilde yaşamlarını sürdürmektedirler.

Elbette, Brecht’in vurguladğı biyolojik bir yaşam değildir. Şair Ahmed Arif’in dizesiyle söylersek: “yaşamak, sade ‘yaşamak’/ yosun, solucan harcıdır.”

Yaşama sanatının ne ve nasıl olduğu hakkında, aşağıda yapacağımız alıntı, oldukça fikir verici olacaktır:

“… İnsanların zorunluğa boyun eğmeyeceği açık bir gerçektir. Çünkü insan, zorluğa başkaldırmanın ürünüdür. Bu başkaldırma gerçekleşmeseydi insan denilen varlık meydana gelmeyecekti. Doğa, kendisine boyun eğen taşları, bitkileri ve hayvanlarıyla geçiniyor gidiyordu. Gün geldi, bir başkaldırma gerçekleşti: İnsan… insanın altından bu başkaldırmaları çekersek, ortada, elleri üstünde yürüyen bir hayvan türünden başka bir şey kalmayacaktır. İnsanın insanlığını kavraması demek, bu başkaldırmanın bilincine varması demektir.” (Doğa Yasası / O. Hançeroğlu/Yeditepe Yayınlar / 1955)

Sanat, işte o bilinci, halka taşımanın estetik yoludur.

Yaşama sanatı; insanın insanlığını, insanlık onurunu, umudunu, zora zorbalığa başkaldırmanın bilincini kavrayarak hayatı şekillendirmesi demektir.

Böyle olduğu içindir ki; “Bütün sanatlar, sanatların en büyüğü olan yaşama sanatına katkıda bulunurlar.”

Egemenler, esas olarak sanatın bu temel işlevine düşmandır. Çünkü, onlar halk düşmanıdır. Sanatın halkın yaşam savaşına katkıda bulunmasını, hayat denilen kavgasını aydınlatmasını istemezler. Tam aksine, sanatı, çürümüş kültürlerinin yozluğunu yayan bir silah olarak kullanmaktadırlar.

Yoz dizilerden Amerikan filmlerine.. hangisi halkın yaşam savaşına katkıda bulunabilir? Hiçbirisi.. Ve dahası, burjuvazinin yoz sanatı halka çürüme, değersizleşme, bireycilik, bunalım.. bulaştırmak için vardır.

Bizim sanatımız, halkın devrimci sanatı ise yaşama sanatına katkıda bulunur, hayat denilen kavgayı aydınlatır. Ki halkların ihtiyacı da budur.

Sanat, halk için moral bir ihtiyaçtır. Sanatı suya benzetirsek, halk su içmek ister. Burjuvazi, halkın bu ihtiyacına karşılık olarak, renk renk ama içinde zehir olan kirli su servisi yapar.

Bizim sanatımız duru, temiz, berrak bir su gibidir.

Kaynağı da halk pınarıdır. Ve tam da bu nedenle, duru ve temizdir. Çünkü, kaynağı halktır. Ve halk, kendi kendisini zehirlemez, yozlaştırmaya çalışmaz. Halkın devrimci sanatı güç ve coşku verir, değer aşılar ve böylece yaşama sanatına katıda bulunur.

Kapitalizm koşullarında sefalet, yozlaşma, yalnızlık, yabancılaşma, bireycilik, yoksulluk ve bataklığa çevrilmiş olan yaşam karşısında halkımıza moral değer ve güç taşıyacak olan bizim sanatımızdır. İşte o zaman, sanat, halkın yaşama sanatına katkıda bulunmuş olur.

Her alanda, halkın sanat pınarını coşkuyla gürül gürül akıtmalıyız hayatın içine. Sanatımızın berrak ve temiz suyu, aktıkça yatağını bulur ve denizine ulaşır. Halkın içinde gürül gürül akan sanatımız temizler burjuvazinin kirlettiği ne varsa. Ve hayatı, burjuvazinin kirinden, pisliğinden, zehirinden arındırır. Yeter ki, kaynağı halk olan sanat pınarımızı her alanda gürül gürül akıtmanın yolunu yöntemini bulalım.

Halkımızın yoz pop şarkılarına, uyduruk dizilere, Amerikan filmlerine, mistisizm aşılayan ucube gösterilere mahkum edilmemesi için, sanat pınarımızı her alanda halkla birlikte inşa etmeliyiz. Birlikte üretmenin, sergilemenin bir biçimi, yoludur inşa edilmesi gereken.

Türküler yakan, seyirlik oyunlar yaratan, omuz omuza halay çekip horon teptiği halk oyunlarını icat edendir bizim halkımız. Bunları yapmak için konservatuara gitmemiş, özel dersler almamıştır. Günlük maişet derdi içinde, yaşama sanatına katkı olacak şekilde halk kendi sanatını yaratmıştır.

Sanatı, Halktan Uzaklaştıran

Burjuvazidir

Böylece;

1) Bütün sanatların, halkın yaşama sanatına katkıda bulunma işlevini yok etmiştir.

2) Halk düşmanı niteliğine uygun olarak, bütün sanatları, halka yozlaşma aşılamanın kirli silahına çevirmiştir.

3) Metalaştırdığı sanatın ticaretini yaparak daha fazla kar elde etmenin yolunu bulmuştur.

Hayatın içinde her alanda somutlaşması gereken bizim sanatımız, halkın devrimci sanatı ise;

1) Halkın yaşama sanatına katkıda bulunup hayat denilen kavgasını aydınlatır.

2) Halkın moral değerlerini, onurunu, umudunu, halk ve vatan sevgisini güçlendirip büyütür.

3) Paylaşmanın, dayanışmanın, omuz omuza olmanın coşkusunu taşıyan sanatımız, o büyük sevdanın sanatıdır…

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.