Örnek Resim

Anasayfa > HABER > Mustafa Ceylan ile Röportaj

Mustafa Ceylan ile Röportaj
Son Güncellenme : 28 Haz 2015 13:43

Mustafa Ceylan: Çok yalan, yanlış şeyler söylenmiş, Halk Cephesi’nin Beni Vurması İçin Hiçbir Neden Yok

ESP’nin “Halk Cephesi vurdu” dediği Mustafa Ceylan ile yaptığımız röportaj ESP’nin yalancılığını, provokatörlüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

***

Yürüyüş: Geçmiş olsun, çok ağır ve zor bir süreç yaşadın, ölümden döndün. Şu anda nasılsın, tedavi süreci nasıl gidiyor?

Mustafa Ceylan: Çok daha iyiyim, tedavi süreci zorlu geçti, ama ayağa kalkabildim, yürüyebiliyorum. İyiyim şükür. Biraz sol kolumda var sıkıntı, ama o da tedaviyle iyileşecek. Onun dışında bir sıkıntı yok.

Yürüyüş: Olay nasıl oldu, hatırlıyor musun? Kısaca anlatır mısın?

Mustafa Ceylan: Olay nasıl oldu tam hatırlamıyorum… O gün Halk Cephesi’yle çeteler çatışıyordu mahallede. Aşağıdan çeteciler yukarı doğru ateş ediyordu. Ben işten gelmiştim, eve gidiyordum.

Her sokakta akrepler vardı, çatışmalar devam ederken benim olduğum sokakta da akrebi görünce ben de eve doğru koşmaya başladım, düştüm. İşte orada vurulmuşum, fark etmedim. Kalktım koşmaya devam ettim. Koştuğum tarafta Halk Cepheliler vardı. Onlar, başımda kan olduğunu, vurulduğumu söylediler. Sonra ordaki evlerden kadınlar buz filan getirmişler, havlu, bez filan atmışlar balkondan. Sonra ben eve gitmek istediğimi söyledim ama orada düşünce beni hastaneye getirmişler.

Yürüyüş: Senin vurulmanla ilgili bir sürü yalan yanlış haber yapıldı. Bunları takip edebildin mi?

Mustafa Ceylan: Takip edemedim ama sonradan bilgim oldu. İnternetten öğrendim. Çok yalan yanlış şeyler söylenmiş.

Yürüyüş: ESP seni Halk Cephesi’nin vurduğunu söyledi. Gerçekten Halk Cephesi mi vurdu?

Mustafa Ceylan: Hiçbir bilgim yok, ESP de diyemem, Halk Cephesi de diyemem. Hatırlamıyorum nasıl olduğunu. Tek hatırladığım çetelerin benim olduğum tarafa doğru ateş ettikleri, polisin de her taraftan gaz attığı… Ben kimseyi görmedim, vurulduğumun bile farkına varmadım ki… Gazi Hastanesi’nde hasta karşılayan bir kız vardı, o ağzından kaçırdı. Ondan sonra kendimi diğer hastanede buldum zaten. Taksim İlkyardım’da buldum kendimi…

Yürüyüş: Halk Cephelilerin seni vurması için bir neden var mı peki? Böyle bir şeyi yapmış olabileceklerini düşünür müsün?

Mustafa Ceylan: Halk Cephesi’nin beni vurması için hiçbir neden yok. Birkaç kişi dışında ben onları tanımam, onlar da beni tanımaz, kim olduğumu bilmez. Aramızda hiçbir husumet de yok. O gün de tanıdığım birkaç Halk Cepheli’yi gördüm, selamlaştım. Onlar beni neden vursunlar ki, bir neden yokken…

Yürüyüş: Peki, ESP neden böyle söylüyor sence?

Mustafa Ceylan: Hiçbir fikrim yok… Ben de anlam veremedim.

Yürüyüş: ESP senin başından 2 kurşunla, 70 cm mesafeden vurulduğunu söyledi, bu konuda ne diyeceksin, doğru mu bunlar?

Mustafa Ceylan: Yalan, çünkü 70 cm bir kol açıklığında olur. O kadar yakın durmam zaten, en kötü kaçarım… Hem de 2 kurşun değil zaten tek kurşun.

Enver Ceylan: 2 kurşun zaten yalan. O bilgiyi nereden almışlar bilmiyorum. Bunu yazdılar…

Yürüyüş: Mustafa hastanedeyken en büyük acıyı siz yaşadınız… Bu arada Mustafa hakkında bir sürü şey söylendi, birçoğu yalandı… Bu süreçte neler yaşadınız, neler hissettiniz?

Enver Ceylan: Evet çok zor bir süreç yaşadık. Çok acı şeyler yaşadık. Çocuğum ölümden döndü. Onun başında günlerce bekledik. 19 gün makineye bağlı kaldı… Ben insanların yalan söylemesine dayanamıyorum. Bu hangi parti olursa olsun… Ben, eşim, kız kardeşi, biraderim, yeğenim altı kişiyiz. 2 arabaya bindik hastaneden çıkardık Mustafa’yı, 1 Eylül günüydü. Ertesi gün yazmışlar, Mustafa yoldaşımız hastaneden taburcu oldu, yoldaşlarımızla birlikte evine yola çıktık. Bu adam buradan çıkmış sen 24 saat sonra haber yazıyorsun. Benim oğlum evine gelmiş, adam evde yatıyor, sen bilmiyorsun 24 saat sonra yalan yazıyorsun. Belli ki bir şeyler düzmece gidiyor. Herkes rant peşinde demek ki…

Mustafa onların sözcüsü değil, onların üyesi değil! Yalnızca arada gidip gelmiştir arkadaşlarıyla… Halk Cephesi’ne de gitmiş gelmiş… Ama onlar prim peşindeler. Ben karşılarında hep dik durdum, niye? Prim vermemek için… Ben bunlara hiç taviz vermedim… Bunlar bir boşluğumuzu yakalamasınlar diye, yakalasaydılar kendileri gibi oynatırlardı beni…

Bir de “Berkin gibi kaldırırız cenazesini, 2 milyon kişi yığarız” dediler… Sen ne diyorsun dedim, ben Enes, Mustafa Ceylan’ın babasıyım, dedim. İstanbul sorumlusu bir kadın geldi, gidin dedim… Yalan yanlış haberler yayınlıyorsunuz, öyle yaparız böyle yaparız diyorsunuz… Bunları yoğun bakımın önünde konuşuyoruz… Canım o benim, daha ne olacağı belli değil… Şu anda makineye bağlı nefes bile alamıyor. Sonra dediler maddi manevi her türlü arkandayız, hiçbir şeye gerek yok dedim… 9. gündü, kimseyi getirmeyin buraya dedim. Kesinlikle istemedim. Oğlumun bana ihtiyacı vardı. Makineye bağlı da olsa…

 

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.