Örnek Resim

Anasayfa > HABER > Röportaj

Röportaj
Son Güncellenme : 21 Haz 2015 12:23

EKMEK, ADALET, ÖZGÜRLÜK İÇİN ÇAYAN MAHALLESİ’NDE SÜRESİZ AÇLIK GREVİNDEYİZ!

Ekmek, hava, su kadar adalete de ihtiyacımız var. Fakat ülkemizde adaletin “A”sı yok. Halk Cephesi bu kapsamda “Adalet İstiyoruz” diye bir kampanya başlattı. Kampanyası çerçevesinde Çayan Mahallesi’nde Süresiz Açlık Grevi çadırı kurdular. Biz de Adalet için Süresiz Açlık Grevi yapan Halk Cepheliler ile görüştük.

Yürüyüş: Adalet için süresiz açlık grevindesiniz. Bu eylemin amacı nedir?
Sinan Yeşilyurt: Açlık grevine Küçükarmutlu’dan katılıyorum.
Açlık grevine katılmamın amacı Gülsuyu’nda uyuşturucu çeteleri tarafından vurulan Hasan Ferit Gedik ve onun yozlaşmaya karşı verdiği mücadeleye destek çıkmak. Ve halkın adaletini sağlamak için buradayım. Adaletin saraylarda değil, bizim gibi adalet mağduru olan devrimciler ve halk eliyle sağlanacağını düşünüyorum. Ve tüm Haziran Ayaklanması şehitleri için gönüllü olarak mücadele ediyorum.
Serdar Saltık: Ben de açlık grevine Çayan Mahallesi’nden katılıyorum. Halkımızın adalet talebi gün geçtikçe artmaktadır. Her geçen gün çoğalan sömürü, zulüm, katliamlar, devlet eliyle işlenen cinayetler de bu talebin başlıca nedenleridir. İşte tam da burada biz bu talebin sözcüsü olmak, adalet istemini tüm dünyaya anlatmak için öncü olduk.
Sadık Karaaslan: Bende adalet için açlık grevine Okmeydanı’ndan katılıyorum. Ülkemizdeki adalet faşizmin adaletidir. Milyonlarca insan aynı sorunları yaşıyor. Bu ülkede adaleti halkın sağlayacağına inandım. Açlık grevinin ilk ekibi olmak faşist saldırıları ilk olarak göğüslemek onurdur. Açlığımız bir kenara 3 gecedir uyku uyumadık. Bundan sonra diğer arkadaşlar bu bedel ve halkın sahiplenmesi üzerine daha rahat olacaklardır.

Yürüyüş: Adalet çadırını açtığınız ilk günden beri katil polisler saldırıyor. Bu saldırıya karşı nasıl direndiniz?
Sinan Yeşilyurt: Polis günde iki defa geldi. Saldırılara halkla birlikte karşı koyduk. Genelde gece geç saatlerde geliyorlardı. Dün gece (3. gece) Çayan halkı çadırımızı ziyaret etti. Bu sırada polisin saldırısı oldu. saldırıyı halkın ve devrimcilerin verdiği mücadele ile geri püskürttük.
Serdar Saltık: Evet, aslında bu taleplerimiz ve direnişimizin en meşru hakkımız olduğunun bir göstergesidir. Bu saldırıyı yapanlar Berkin Elvan, Uğur Kurt, Uğur Kaymaz’ın katili, eli kanlı faşist polislerdir. Bu saldırıları yapanlar emri ben verdim diyen hırsızlardır. İşbirlikçilerdir. Yine bu saldırıları yapanlar devlet eliyle beslenip devrimcilerin üstüne saldırarak, Hasan Ferit Gedik yoldaşı katledenlerdir. Mahkemelerinde adalet arayan ailesini ve yoldaşlarını, avukatlarını mahkeme salonlarına almayanlar, katillerini birer birer serbest bırakanlardır. Emeğinin karşılığını istediği için işçilerin grevlerini erteleyen, Soma’da Ermenek’te maden emekçilerini katledenlerdir. Devrimciler unutmazlar. Hesap sorarlar. Halkı adaleti temsil ederler, işte tam da bu bilinçle ve kararlılıkla saldırılara direndi. Ve her an kazanımlarımız artıyor, çünkü biz bu halkı karşılıksız sevdik.
Sadık Karaaslan: İlk önce gaz ve su sıktılar. Taşlarla karşılık verdik. İlk çadırlarımızı gasp ettiler. 5. çadırımızı üzerine atlayarak, yatarak sahiplendik. Çadırımız paramparça oldu ama düşmana vermedik. Bu da irade savaşının bir kazanımıdır. Burada bile bir kez daha savaşın bizim tercihimiz olmadığını, faşizmin bir sonucu olduğunu gördük.

Yürüyüş: Çayan halkının adalet çadırına ilgisi nasıl?
Sinan Yeşilyurt: Çayan halkının devrimcilerle olan dayanışmasını saldırılarla kırmaya çalıştılar. Ama bu saldırıya karşılık Çayan halkı devrimcilere destek oldu. Ve bu şekilde günde 2 defa saldıran polisler bir daha saldırmaya cesaret edemediler.
Serdar Saltık:  Halk olmadan, halka gitmeden, halkın adaletini sağlayamayız. İşte bu sebeple direnişimizin her anını halka ulaştırıyoruz. Ve buradan aldığımız güç ile katilleri her saldırıda bertaraf edip mahallemizden kovuyoruz. Çayan halkının saldırılara cevabı net: BURASI ÇAYAN!
Sadık Karaaslan: Çayan halkı önce gözledi ama son çadırda erken saatte saldırdıkları için bizim direnişimize halk da ortak oldu.
Yürüyüş: Size göre en büyük adaletsizlik nedir?
Sinan Yeşilyurt: Gezi şehitlerinin mahkemelerinde halka yapılan polis saldırılarıdır. Uyuşturucu, fuhuş, yozlaşmaya karşı mücadele veren Hasan Ferit’in mahkemesinde uyuşturucu çeteleri serbest bırakılıyor. Sırf mahkemeye destek oldukları için devrimciler, halk; saldırıya, darba, elektronik kelepçe işkencesine maruz bırakılıyor.
Serdar Saltık: En büyük adaletsizlik düzenin ta kendisidir. Çünkü faşizm kurumsaldır. Her alanda baskı ve sömürünün devamı için bu düzen sivil ve kurumsal faşizme ihtiyaç duyar. Bu sebeple diyoruz ki ülkemizdeki tek yol devrimdir.
Sadık Karaaslan: Emperyalistlerin bütün kadroları ülkenin kaynaklarını eline almış, vatanımızın üzerinde at koşturuyor. En büyük adaletsizliktir bu. İnsanı özünden ayıran yozlaştıran bu düzene karşı mücadele etmeliyiz. Adalet için Anadolu’da Pir Sultanlar, Bedreddinler, Mahirler, Şafaklar çıkarmıştır tarih. Bu mücadele adalet sağlanıncaya kadar devam edecektir.

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.