Örnek Resim

Anasayfa > HABER > ADALET YOKSA ADALET SAVAŞÇILARI VARDIR

ADALET YOKSA ADALET SAVAŞÇILARI VARDIR
Son Güncellenme : 05 Tem 2015 13:30

Devrimciler Onurumuzdur! Halkın Adalet Savaşçıları Umudumuzdur!

Devrimcilerin fotoğraflarını yayınlıyor, karakollara asıyor halk düşmanları. Kendi suçlarını biliyorlar ki, halkın adaletinin, kapılarını çalacağı günü korkuyla bekliyorlar. Korku, ince hastalık gibidir, canlı canlı toprağa gömer insanı. Kan kusar, rengi solar da her gün, kapıda bekleyen ölümü geri döndüremez. Rüşvetle, torpille kurtaramaz kendisini. SUÇLU MALUM, CEZASI DA MALUM!

Halkın adaletinin saati tıkır tıkır işler. Sessiz kaldığını, unuttuğunu sananlar çok yanılır. Unutulmadığını tarih yazmıştır, yazacaktır… Çünkü adaletsizlik, ciğerlerimizi dağlamıştır. Adaletsizlik açık yara gibidir. Adalet sağlanmadan acısı dinmez. Adaleti sağlayacak olanlar ise halkın adalet savaşçılarıdır.

Adalete açlık, hiçbir açlığa benzemez. İşte bundandır ki bu açlık, ne hapislik dinler, ne de zor koşullar. Beyin sağlam oldukça bu açlığı her zaman, her koşul altında hisseder. Bu açlık, öteki tüm açlıkları bastırır, bu açlığı doyurmak uğruna, öteki tüm açlıklara böyle rahat katlanılır.

Adalet, Halkın Yararına İse Eğer Gerçek Adalettir!

OSTİM’de öldürülen işçilerin aileleri 4,5 yıldır mahkeme kapılarında çocuklarının katillerinin cezalandırılması için bekliyor. Devlet, katilleri öylesine koruyor ki, 4,5 yıldır aileleri dinleyen, katillerin suçunu gören hakim emekliye ayrılacağı için değiştiriliyor. Amaç adaleti sağlamak olmadığı için yolu dolandırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Yoksa deliller ortada, katil belli, sadece ceza yok ortada.

Çünkü “adalet” patronları korumaktadır. Çünkü “adalet”, katillerin bekçisidir. Adalet adam seçmektedir.

Halkın adaleti ise katillerin mezar kazıcısıdır. Suçlu malumsa ceza da malumdur çünkü. Ama şunu da biliriz ki, halkın adaletini uygulamak bedel ister. Bedel ödenmeden zafer de, hak da kazanılamaz.

Cüret ve bedel ödeme kararlılığıyla hareket edilirse ancak katillerden hesap sorulabilir.

Ekmek ve adalet kavgası tüm kavgaların anasıdır! Adalet için yalvarmıyoruz; savaşarak kazanacağız!

Halkı adaletsiz bırakmayacağız. Nasıl ekmek bize gerekliyse, adalet de bize gereklidir. Adaleti kendi meşruluğumuzla, haklılığımızla sağlayacağız. Halkın çıkarlarına uygun olmayan, halktan yana olmayan hiçbir şey adil değildir.

 

Adaletin Olmadığı              Bir Düzen Tüm Meşruluğunu Yitirmiştir

“Tıkır tıkır işleyen” kurumları olabilir, onlarca “reform” da yapılabilir, “yargı bağımsızlığı” üzerine nutuklar birbirini de izleyebilir, hatta bu konuda en mükemmel yasal düzenlemeler de yapılabilir. Ama o yargı, adalet dağıtamıyorsa, halkı katledenler cezasız kalıyorsa; her şey göstermelik ve yargının bu niteliğini gizlemeye yönelik demektir.

Ve halk düşmanları unutmasınlar ki; açlık, adaletsizlik ve zulüm oldukça, egemenler ‘güvenlikte’ olamazlar!

Halkın adaleti er ya da geç hesap soracaktır. Adalet ekmeği, halkın fırınlarında pişecektir.

“Adalet denince akla her zaman suç ve ceza kavramları gelir. Suçlunun cezasını çekmesi böylece adaletin yerini bulması gerektiğine inanılır. Bu durumu insanların vicdan gibi temiz duygularına en yakın kavramın adalet kavramı olması açıklar. Çünkü vicdanen rahata kavuşmak adaletle mümkündür. Burada inanmak da etkilidir. Suçluya, cezasına ve adaletin hassas terazisine tam olarak inanan insan vicdanen huzurlu olabilir. Peki cezayı belirleyen nedir? Ya da hangi suça, hangi ceza verilirse adaletli olunur? İşte bunu belirlemek önemlidir. Adaletin hassas terazisi burada devreye girer.”

Ankara’daki Ortadoğu Sanayi ve Ticaret Merkezi (OSTİM) Organize Sanayi Bölgesi’nde 3 Şubat 2011’de meydana gelen, 20 kişinin ölümü ve çok sayıda kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan 2 patlamada sorumlularla ilgili Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 4.5 yıldır süren davanın son duruşması 26 Haziran’da görüldü. Davada yine karar çıkmadı. Bir önceki duruşmada kararın açıklanacağı duyurulmasına rağmen, mahkeme başkanı yıllık izne ayrıldı. 4,5 yıldır süründürülen dava 9 Eylül tarihine ertelendi. Karar günü bilinçli olarak heyet değiştirilerek, katillerin koruyuculuğuna devam edildi.

‘ADALETLİ VE CESARETLİ OLUN’

“Kazanç hırsıyla usulsüz ve kaçak tüp dolduranlar, satanlar… Satın aldıkları tüplerin kullanılması, depolanması kurallarına uymayanlar, ruhsatsız işyerinde imalat faaliyeti sürdürenler… İşçi sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almayanlar, işçilere eğitimlerini vermeyenler… Denetim sorumluluğunu yerine getirmeyenler, göz yumanlar… Göz göre göre canlarımızın hayatını kaybettiği bu katliamdan sorumludurlar ve üst sınırdan en ağır cezalarla cezalandırılmalıdırlar”

(OSTİM’de öldürülen işçilerden Dilek Gürer’in kardeşi Demet Gürer)

Bu Haberler Dikkatinizi Çekebilir

Arşiv
Yürüyüş Dergisi İnternet Sayfasına Hoşgeldiniz.
Adres:Katip Mustafa Çelebi Mahallesi Billurcu Sokak No: 20/2 BEYOĞLU-İSTANBUL Tel: +90(212)536 93 44 Fax: +90(212)536 93 45 E-mail: info@yuruyus.com
CopyLEFT Yürüyüş Dergisi 2004-2014 | İnternet Sayfamız özgür yazılım araçları kullanılarak kodlanmıştır.